1910. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِيٍّ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم آلَى مِنْ نِسَائِهِ شَهْرًا، فَلَمَّا مَضَى تِسْعَةٌ وَعِشْرُونَ يَوْمًا غَدَا أَوْ رَاحَ فَقِيلَ لَهُ إِنَّكَ حَلَفْتَ أَنْ لاَ تَدْخُلَ شَهْرًا. فَقَالَ " إِنَّ الشَّهْرَ يَكُونُ تِسْعَةً وَعِشْرِينَ يَوْمًا ".
Ebû Âsım bize tahdis etti; İbn Cüreyc’den, [o] Yahyâ b. Abdullah b. Sayfî’den, [o] İkrime b. Abdurrahman’dan, o da Ümmü Seleme radıyallâhu anhâ’dan [naklen]; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem hanımlarına bir ay süreyle îlâ (yaklaşmama yemini) yapmıştı. Yirmi dokuz gün geçince (hanımlarının yanına) sabahleyin (ğadâ) veya akşamüstü (râha) gitti. Kendisine: “Sen bir ay (hanımlarının yanına) girmeyeceğine dair yemin etmiştin” denildi. Bunun üzerine [Nebi]: “Ay bazen yirmi dokuz gün olur” buyurdu.