1958. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ، فَصَامَ حَتَّى أَمْسَى، قَالَ لِرَجُلٍ " انْزِلْ، فَاجْدَحْ لِي ". قَالَ لَوِ انْتَظَرْتَ حَتَّى تُمْسِيَ. قَالَ " انْزِلْ، فَاجْدَحْ لِي، إِذَا رَأَيْتَ اللَّيْلَ قَدْ أَقْبَلَ مِنْ هَا هُنَا فَقَدْ أَفْطَرَ الصَّائِمُ ".
Ahmed b. Yûnus bize tahdis etti, Ebû Bakr [b. Ayyaş] bize tahdis etti; Süleyman [eş-Şeybânî]’den, o da İbn Ebû Evfâ radıyallâhu anh’tan [naklen]; şöyle demiştir: Bir seferde Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydim. Akşam oluncaya kadar oruç tuttu. Sonra (kafiledeki) bir adama: “İn de benim için [savîk’i (kavrulmuş arpa ununu) suyla] karıştır (icedah)!” buyurdu. O kişi: “Akşam olmasını bekleseydin (lev intazarte hattâ tümsiye)!” dedi. [Nebi]: “İn de benim için karıştır! Gecenin şuradan (doğudan) yöneldiğini gördüğünüz vakit, oruçlu olan kimse iftar etmiş (orucunu açmış) olur” buyurdu.