1963. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، حَدَّثَنِي ابْنُ الْهَادِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ تُوَاصِلُوا، فَأَيُّكُمْ إِذَا أَرَادَ أَنْ يُوَاصِلَ فَلْيُوَاصِلْ حَتَّى السَّحَرِ ". قَالُوا فَإِنَّكَ تُوَاصِلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " إِنِّي لَسْتُ كَهَيْئَتِكُمْ، إِنِّي أَبِيتُ لِي مُطْعِمٌ يُطْعِمُنِي وَسَاقٍ يَسْقِينِ ".
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, el-Leys bize tahdis etti; İbnü’l-Hâd’dan, [o] Abdullah b. Habbâb’dan, o da Ebû Saîd [el-Hudrî] radıyallâhu anh’tan [naklen]; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işitmiş: “(İftar etmeksizin orucu birbirine ekleyerek) visâl (visâl) yapmayın. Eğer sizden kim visâl yapmak isterse, seher (vaktine) kadar visâl yapsın.” Onlar (Ashâb): “Ey Allah’ın Resûlü! Sen visâl yapıyorsun” dediler. [Nebi] buyurdu ki: “Ben sizin haliniz (hey’etüküm) üzere değilim; zira ben, (Rabbim katında) beni yediren bir yediricim ve beni içiren bir içiricim olduğu halde gecelerim.”