2034. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَرَادَ أَنْ يَعْتَكِفَ، فَلَمَّا انْصَرَفَ إِلَى الْمَكَانِ الَّذِي أَرَادَ أَنْ يَعْتَكِفَ إِذَا أَخْبِيَةٌ خِبَاءُ عَائِشَةَ، وَخِبَاءُ حَفْصَةَ، وَخِبَاءُ زَيْنَبَ، فَقَالَ " آلْبِرَّ تَقُولُونَ بِهِنَّ ". ثُمَّ انْصَرَفَ، فَلَمْ يَعْتَكِفْ، حَتَّى اعْتَكَفَ عَشْرًا مِنْ شَوَّالٍ.
Abdullah b. Yûsuf bize haber verdi, Mâlik bize haber verdi; Yahyâ b. Saîd’den, [o] Amre bint Abdurrahman’dan, o da Âişe radıyallâhu anhâ’dan [naklen]; şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem i’tikâfa (i’tikâf) girmek istedi. i’tikâfa girmek istediği yere gittiğinde (orada) çadırlar (akbiye) gördü: Âişe’nin çadırı, Hafsa’nın çadırı ve Zeyneb’in çadırı. [Nebi] [şöyle] buyurdu: “Siz (onların bununla) iyilik (ve dindarlık) (el-birr) peşinde olduklarını mı sanıyorsunuz?” Sonra döndü ve (o ay) i’tikâf yapmadı; nihayet Şevval’den on [gün] i’tikâf yaptı.