2169. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ عَائِشَةَ، أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَرَادَتْ أَنْ تَشْتَرِيَ جَارِيَةً فَتُعْتِقَهَا، فَقَالَ أَهْلُهَا نَبِيعُكِهَا عَلَى أَنَّ وَلاَءَهَا لَنَا. فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لاَ يَمْنَعُكِ ذَلِكَ، فَإِنَّمَا الْوَلاَءُ لِمَنْ أَعْتَقَ ".
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, [o] dedi ki: Mâlik bize haber verdi. [O] Nâfi’den; [o da] Abdullah b. Ömer radıyallâhu anhumâ’dan [naklederek] şöyle dedi: Müminlerin annesi Âişe, bir cariye satın alıp onu azat etmek istedi. Cariyelerin sahipleri: “Velâ hakkı (mirasçılık hakkı) bize ait olması şartıyla onu sana satarız” dediler. Âişe durumu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e zikredince [Resûlullah]: “Bu [şart] sana engel olmasın; çünkü velâ hakkı ancak azat eden kimseye aittir” buyurdu.