2180. Hadis
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي حَبِيبُ بْنُ أَبِي ثَابِتٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْمِنْهَالِ، قَالَ سَأَلْتُ الْبَرَاءَ بْنَ عَازِبٍ وَزَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ ـ رضى الله عنهم ـ عَنِ الصَّرْفِ،، فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا يَقُولُ هَذَا خَيْرٌ مِنِّي. فَكِلاَهُمَا يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الذَّهَبِ بِالْوَرِقِ دَيْنًا.
Hafs b. Ömer bize tahdis etti, [o] dedi ki: Şu'be bize tahdis etti, [o] dedi ki: Habîb b. Ebî Sâbit bana haber verdi, [o] dedi ki: Ebû'l-Minhâl’i [şöyle] derken işitmiş: Berâ b. Âzib ve Zeyd b. Erkam radıyallâhu anhum’a takas (sarf) hakkında sordum. Onların her biri [diğeri için]: “Bu zat benden daha hayırlıdır (bilgilidir)” diyordu. Sonra her ikisi de şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; altının gümüşle veresiye (deyn) satılmasını yasakladı.”