2219. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ ـ رضى الله عنه ـ لِصُهَيْبٍ اتَّقِ اللَّهَ وَلاَ تَدَّعِ إِلَى غَيْرِ أَبِيكَ. فَقَالَ صُهَيْبٌ مَا يَسُرُّنِي أَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا، وَأَنِّي قُلْتُ ذَلِكَ، وَلَكِنِّي سُرِقْتُ وَأَنَا صَبِيٌّ.
Muhammed b. Beşşâr bize tahdis etti, [o] dedi ki: Gunder bize tahdis etti, [o] dedi ki: Şu’be bize tahdis etti. [O] Sa’d’dan; [o da] babasından [naklederek şöyle dedi]: Abdurrahmân b. Avf radıyallâhu anh, Suheyb’e: “Allah’tan kork ve babandan başkasına intisap etme (başkasına baba deme)!” dedi. Suheyb [ise]: “Şu şu [dünyalıklar] benim olsa bile böyle bir şey söylemiş olmak beni asla mutlu etmez. Lakin ben çocukken [kaçırılarak] çalındım [ve asıl nesebimden uzak düştüm]” cevabını verdi.