Alışveriş (Büyû‘) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2235. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْغَفَّارِ بْنُ دَاوُدَ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِي عَمْرٍو، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ، فَلَمَّا فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْحِصْنَ ذُكِرَ لَهُ جَمَالُ صَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىِّ بْنِ أَخْطَبَ، وَقَدْ قُتِلَ زَوْجُهَا، وَكَانَتْ عَرُوسًا، فَاصْطَفَاهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِنَفْسِهِ فَخَرَجَ بِهَا، حَتَّى بَلَغْنَا سَدَّ الرَّوْحَاءِ حَلَّتْ، فَبَنَى بِهَا، ثُمَّ صَنَعَ حَيْسًا فِي نِطَعٍ صَغِيرٍ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ آذِنْ مَنْ حَوْلَكَ ‏"‏‏.‏ فَكَانَتْ تِلْكَ وَلِيمَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى صَفِيَّةَ، ثُمَّ خَرَجْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ، قَالَ فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُحَوِّي لَهَا وَرَاءَهُ بِعَبَاءَةٍ، ثُمَّ يَجْلِسُ عِنْدَ بَعِيرِهِ فَيَضَعُ رُكْبَتَهُ، فَتَضَعُ صَفِيَّةُ رِجْلَهَا عَلَى رُكْبَتِهِ، حَتَّى تَرْكَبَ‏.‏

Abdülgaffâr b. Dâvud bize tahdis etti, [o] dedi ki: Ya’kûb b. Abdurrahmân bize tahdis etti. [O] Amr b. Ebî Amr’dan; [o da] Enes b. Mâlik radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Hayber’e geldi. Allah ona kaleyi fethetmeyi nasip edince, kocası öldürülmüş ve henüz yeni gelin olan Huyey b. Ahtab’ın kızı Safiyye’nin güzelliği kendisine zikredildi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onu kendisi için seçti. Onunla birlikte yola çıktı, Seddü’r-Ravhâ mevkiine ulaştığımızda [Safiyye’nin iddeti bitti ve] helal oldu. [Resûlullah] orada onunla gerdeğe girdi. Sonra küçük bir deri sofra üzerinde hays (hurma, yağ ve çökelek karışımı bir yemek) hazırlattı ve: ‘Çevrendekilere haber ver’ buyurdu. İşte bu, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in Safiyye için verdiği düğün yemeği (velîme) idi. Sonra Medine’ye doğru yola çıktık. [Enes] dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in, Safiyye için bineğinin arkasını bir aba ile örttüğünü, sonra devesinin yanına çöküp dizini koyduğunu, Safiyye’nin de binerken ayağını onun dizine bastığını gördüm.”