Müzâraa (Ziraat Ortaklığı) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2338. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مُوسَى، أَخْبَرَنَا نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنهما ـ أَجْلَى الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى مِنْ أَرْضِ الْحِجَازِ، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا ظَهَرَ عَلَى خَيْبَرَ أَرَادَ إِخْرَاجَ الْيَهُودِ مِنْهَا، وَكَانَتِ الأَرْضُ حِينَ ظَهَرَ عَلَيْهَا لِلَّهِ وَلِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم وَلِلْمُسْلِمِينَ، وَأَرَادَ إِخْرَاجَ الْيَهُودِ، مِنْهَا فَسَأَلَتِ الْيَهُودُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُقِرَّهُمْ بِهَا أَنْ يَكْفُوا عَمَلَهَا وَلَهُمْ نِصْفُ الثَّمَرِ، فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ نُقِرُّكُمْ بِهَا عَلَى ذَلِكَ مَا شِئْنَا ‏"‏‏.‏ فَقَرُّوا بِهَا حَتَّى أَجْلاَهُمْ عُمَرُ إِلَى تَيْمَاءَ وَأَرِيحَاءَ‏.‏

Ahmed b. el-Mikdâm bize tahdis etti, [o] dedi ki: Fudayl b. Süleymân bize tahdis etti, [o] dedi ki: Mûsâ bize tahdis etti. [O] Nâfi’den; [o da] İbn Ömer radıyallâhu anhumâ’dan [naklederek şöyle] dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyle yapmıştı]. Abdürrezzâk ise [şöyle] dedi: İbn Cüreyc bize haber verdi, [o] dedi ki: Mûsâ b. Ukaybe bana, Nâfi’den; [o da] İbn Ömer’den [naklederek şöyle] tahdis etti: Ömer b. el-Hattâb radıyallâhu anhumâ; Yahudi ve Hristiyanları Hicaz topraklarından sürdü. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Hayber’i fethettiğinde Yahudileri oradan çıkarmak istemişti. [Zira] orası fethedildiğinde artık Allah’a, Resûlüne ve Müslümanlara ait olmuştu. [Resûlullah] Yahudileri oradan çıkarmak isteyince, Yahudiler [orada kalıp] bakım işini üstlenmeleri ve çıkan ürünün yarısının kendilerine ait olması şartıyla Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den kendilerini orada bırakmasını istediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Sizi dilediğimiz sürece bu [şartlar] üzerine burada bırakıyoruz” buyurdu. Onlar da Ömer kendilerini Teymâ ve Erîhâ’ya sürünceye kadar orada kaldılar.