Müzâraa (Ziraat Ortaklığı) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2350. Hadis

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ يَقُولُونَ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ يُكْثِرُ الْحَدِيثَ‏.‏ وَاللَّهُ الْمَوْعِدُ، وَيَقُولُونَ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ لاَ يُحَدِّثُونَ مِثْلَ أَحَادِيثِهِ وَإِنَّ إِخْوَتِي مِنَ الْمُهَاجِرِينَ كَانَ يَشْغَلُهُمُ الصَّفْقُ بِالأَسْوَاقِ، وَإِنَّ إِخْوَتِي مِنَ الأَنْصَارِ كَانَ يَشْغَلُهُمْ عَمَلُ أَمْوَالِهِمْ، وَكُنْتُ امْرَأً مِسْكِينًا أَلْزَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مِلْءِ بَطْنِي، فَأَحْضُرُ حِينَ يَغِيبُونَ وَأَعِي حِينَ يَنْسَوْنَ، وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا ‏"‏ لَنْ يَبْسُطَ أَحَدٌ مِنْكُمْ ثَوْبَهُ حَتَّى أَقْضِيَ مَقَالَتِي هَذِهِ، ثُمَّ يَجْمَعَهُ إِلَى صَدْرِهِ، فَيَنْسَى مِنْ مَقَالَتِي شَيْئًا أَبَدًا ‏"‏‏.‏ فَبَسَطْتُ نَمِرَةً لَيْسَ عَلَىَّ ثَوْبٌ غَيْرَهَا، حَتَّى قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَقَالَتَهُ، ثُمَّ جَمَعْتُهَا إِلَى صَدْرِي، فَوَالَّذِي بَعَثَهُ بِالْحَقِّ مَا نَسِيتُ مِنْ مَقَالَتِهِ تِلْكَ إِلَى يَوْمِي هَذَا، وَاللَّهِ لَوْلاَ آيَتَانِ فِي كِتَابِ اللَّهِ مَا حَدَّثْتُكُمْ شَيْئًا أَبَدًا ‏{‏إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ‏}‏ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏الرَّحِيمُ‏}‏

Mûsâ b. İsmâîl bize tahdis etti, [o] dedi ki: İbrâhîm b. Sa’d bize tahdis etti. [O] İbn Şihâb’dan; [o] el-A’rec’den; [o da] Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: “İnsanlar: ‘Ebû Hüreyre çok hadis rivayet ediyor’ diyorlar. [Hesaplaşmak için] Allah’ın huzuru varılacak yerdir (mev’id). Yine diyorlar ki: ‘Neden Muhâcirler ve Ensâr onun gibi hadis rivayet etmiyorlar?’ Şüphesiz Muhâcir kardeşlerim pazarlardaki alışverişle (safk) meşgul oluyorlardı; Ensâr kardeşlerim ise mallarının (arazilerinin) işleriyle meşgul oluyorlardı. Ben ise karın tokluğuna Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanından ayrılmayan miskin bir adamdım. Onlar yokken ben hazır bulunur, onlar unuturken ben hıfzederdim (ezberlerdim). Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün: ‘Ben şu sözümü bitirinceye kadar kim elbisesini yayar, sonra da onu göğsüne toplarsa; benden işittiği hiçbir şeyi asla unutmaz’ buyurdu. Üzerimdeki nemireden (çizgili kumaş) başka elbisem olmadığı halde onu [yere] yaydım. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem sözünü bitirince [kumaşı] göğsüme topladım. Onu hak ile gönderen [Allah]’a yemin olsun ki, o günden bugüne onun o sözünden hiçbir şeyi unutmadım. Vallahi, Allah’ın Kitabı’ndaki şu iki ayet olmasaydı size asla hiçbir şey rivayet etmezdim: { إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ } ‘İndirdiğimiz açık delilleri [ve hidayeti] gizleyenler...’ [ayetinden] ‘er-Rahîm’ [ifadesine] kadar (Bakara, 159-160).”