2358. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا صَالِحٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ثَلاَثَةٌ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَلاَ يُزَكِّيهِمْ، وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ رَجُلٌ كَانَ لَهُ فَضْلُ مَاءٍ بِالطَّرِيقِ، فَمَنَعَهُ مِنِ ابْنِ السَّبِيلِ، وَرَجُلٌ بَايَعَ إِمَامًا لاَ يُبَايِعُهُ إِلاَّ لِدُنْيَا، فَإِنْ أَعْطَاهُ مِنْهَا رَضِيَ، وَإِنْ لَمْ يُعْطِهِ مِنْهَا سَخِطَ، وَرَجُلٌ أَقَامَ سِلْعَتَهُ بَعْدَ الْعَصْرِ، فَقَالَ وَاللَّهِ الَّذِي لاَ إِلَهَ غَيْرُهُ لَقَدْ أَعْطَيْتُ بِهَا كَذَا وَكَذَا، فَصَدَّقَهُ رَجُلٌ" ثُمَّ قَرَأَ هَذِهِ الآيَةَ {إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً}
Mûsâ b. İsmâîl bize tahdis etti, [o] dedi ki: Abdülvâhid b. Ziyâd bize tahdis etti. [O] el-A’meş’ten [nakletti]. [el-A’meş] şöyle dedi: Ebû Sâlih’i [şöyle] derken işitmiş: Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ı [şöyle] derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Üç [sınıf insan] vardır ki, kıyamet günü Allah onlara [rahmet nazarıyla] bakmaz, onları temize çıkarmaz ve onlar için elem verici bir azap vardır: Yol kenarında ihtiyaç fazlası suyu olup da onu yolcudan esirgeyen adam; bir lidere (imam) sadece dünya menfaati için biat eden, o [lider] kendisine dünyalık verirse razı olan, vermezse öfkelenen adam; bir de ikindi vaktinden sonra malını [satışa] çıkarıp: ‘Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki, bana bu mal için şu kadar [fiyat] verildi’ diyerek [yalan yere yemin eden] ve bir adamı kendisine inandıran [satıcı].” [Resûlullah] sonra şu ayeti okudu: { إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ } “Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedel karşılıغında satanlar...” (Âl-i İmrân, 77).