2377. Hadis
وَقَالَ اللَّيْثُ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ دَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الأَنْصَارَ لِيُقْطِعَ لَهُمْ بِالْبَحْرَيْنِ، فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ فَعَلْتَ فَاكْتُبْ لإِخْوَانِنَا مِنْ قُرَيْشٍ بِمِثْلِهَا، فَلَمْ يَكُنْ ذَلِكَ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي ".
Leys, Yahyâ b. Saîd’den; [o da] Enes radıyallâhu anh’dan [naklederek şöyle] dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Bahreyn topraklarından onlara pay (iktâ) vermek üzere Ensâr’ı çağırdı. Ensâr: “Ey Allah’ın Resûlü! Eğer böyle yapacaksan, Kureyşli (Muhâcir) kardeşlerimize de buna benzer bir pay yaz (ver)” dediler. [O an] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanında [onlara verecek bu kadar toprak] yoktu. Bunun üzerine: “Şüphesiz siz benden sonra [hakkınızın başkasına verildiği] bencilce uygulamalar (esere) göreceksiniz; bana (Kevser Havuzu başında) kavuşuncaya kadar sabredin” buyurdu.