2459. Hadis
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا، أَوْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْ أَرْبَعَةٍ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ، حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ، وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ، وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ، وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ ".
Bişr b. Hâlid bize tahdis etti, [o] dedi ki: Muhammed bize haber verdi. [O] Şu’be’den; [o] Süleymân’dan; [o] Abdullah b. Mürre’den; [o] Mesrûk’tan; [o da] Abdullah b. Amr radıyallâhu anhumâ’dan [naklederek] şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dört [özellik] vardır ki, kimde bulunursa o [tam bir] münafık olur. Kimde de bunlardan bir haslet bulunursa, onu terk edinceye kadar kendisinde münafıklıktan bir haslet var demektir: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz (ahlefe), bir anlaşma yaptığında hıyanet eder ve bir davada bulunduğunda (hâsame) haddi aşarak haktan sapar (fecere).”