267. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ ذَكَرْتُهُ لِعَائِشَةَ فَقَالَتْ يَرْحَمُ اللَّهُ أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، كُنْتُ أُطَيِّبُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَيَطُوفُ عَلَى نِسَائِهِ، ثُمَّ يُصْبِحُ مُحْرِمًا يَنْضَخُ طِيبًا.
Muhammed b. Beşşar bize tahdis etti, dedi ki: İbn Ebi Adi ve Yahya b. Said bize tahdis etti; Şu’be’den, İbrahim b. Muhammed b. Münteşir’den, babasından [naklen] dedi ki: “Onu (bu meseleyi) Aişe’ye zikrettim. Dedi ki: Allah Ebu Abdurrahman’a rahmet etsin. Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e güzel koku sürerdim, o da (o gece) eşlerini dolaşırdı. Sonra ihramlı olarak sabahlardı, (kendisinden) koku saçılırdı.”