2650. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا أَبُو حَيَّانَ التَّيْمِيُّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَأَلَتْ أُمِّي أَبِي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ لِي مِنْ مَالِهِ، ثُمَّ بَدَا لَهُ فَوَهَبَهَا لِي فَقَالَتْ لاَ أَرْضَى حَتَّى تُشْهِدَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم. فَأَخَذَ بِيَدِي وَأَنَا غُلاَمٌ، فَأَتَى بِيَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أُمَّهُ بِنْتَ رَوَاحَةَ سَأَلَتْنِي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ لِهَذَا، قَالَ " أَلَكَ وَلَدٌ سِوَاهُ ". قَالَ نَعَمْ. قَالَ فَأُرَاهُ قَالَ " لاَ تُشْهِدْنِي عَلَى جَوْرٍ ". وَقَالَ أَبُو حَرِيزٍ عَنِ الشَّعْبِيِّ " لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ".
Abdan bize tahdis etti. [Dedi ki]: Abdullah bize haber verdi. [Dedi ki]: Ebu Hayyan et-Teymi bize haber verdi. [O] Şa'bi'den, [o da] Nu'man b. Beşir'den —radıyallahu anhumâ— [nakletti] ki; [Nu'man] şöyle demiştir: Annem babamdan, malından bana bir bağışta bulunmasını [hibe etmesini] istedi. Daha sonra [babamın] fikri değişti ve onu bana bağışladı. [Annem]: “Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'i şahit tutuncaya kadar razı olmam,” dedi. [Babam] elimden tuttu —ki ben o zaman küçük bir çocuktum— ve beni Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'e götürerek şöyle dedi: “Onun annesi —ki kendisi Ravâha'nın kızıdır— benim bu [çocuğa] bir hibe yapmamı istedi.” [Nebi]: “Onun dışında başka çocuğun var mı?” buyurdu. [Babam]: “Evet,” dedi. Aramızdaki ravinin zannına göre [Nebi]: “Beni bir haksızlığa [zulme] şahit tutma!” buyurdu. Ve Ebu Hariz, Şa'bi'den [naklederek]: “Ben bir haksızlığa şahitlik etmem,” [buyurduğunu] söyledi.