2657. Hadis
حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ وَرْدَانَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَتْ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَقْبِيَةٌ فَقَالَ لِي أَبِي مَخْرَمَةُ انْطَلِقْ بِنَا إِلَيْهِ عَسَى أَنْ يُعْطِيَنَا مِنْهَا شَيْئًا. فَقَامَ أَبِي عَلَى الْبَابِ فَتَكَلَّمَ، فَعَرَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم صَوْتَهُ فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ قَبَاءٌ وَهُوَ يُرِيهِ مَحَاسِنَهُ وَهُوَ يَقُولَ " خَبَأْتُ هَذَا لَكَ، خَبَأْتُ هَذَا لَكَ ".
Ziyad b. Yahya bize tahdis etti. [Dedi ki]: Hatim b. Verdan bize tahdis etti. [Dedi ki]: Eyyub bize tahdis etti. [O] Abdullah b. Ebi Müleyke'den, [o da] Misver b. Mahreme'den —radıyallahu anhumâ— [nakletti] ki; [Misver] şöyle demiştir: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'e bazı kaftanlar [akbiye] gelmişti. Babam Mahreme bana: “Hadi bizi ona götür, belki onlardan bize de bir şeyler verir,” dedi. Babam kapıda durup seslendi. Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— onun sesini tanıyıp, yanında bir kaftanla dışarı çıktı. Kaftanın güzelliklerini ona göstererek: “Bunu senin için sakladım, bunu senin için sakladım!” buyuruyordu.