Şahitlikler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2687. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي خَارِجَةُ بْنُ زَيْدٍ الأَنْصَارِيُّ، أَنَّ أُمَّ الْعَلاَءِ، امْرَأَةً مِنْ نِسَائِهِمْ قَدْ بَايَعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ مَظْعُونٍ طَارَ لَهُ سَهْمُهُ فِي السُّكْنَى حِينَ أَقْرَعَتِ الأَنْصَارُ سُكْنَى الْمُهَاجِرِينَ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ الْعَلاَءِ فَسَكَنَ عِنْدَنَا عُثْمَانُ بْنُ مَظْعُونٍ، فَاشْتَكَى، فَمَرَّضْنَاهُ حَتَّى إِذَا تُوُفِّيَ وَجَعَلْنَاهُ فِي ثِيَابِهِ دَخَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْكَ أَبَا السَّائِبِ، فَشَهَادَتِي عَلَيْكَ لَقَدْ أَكْرَمَكَ اللَّهُ‏.‏ فَقَالَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَمَا يُدْرِيكِ أَنَّ اللَّهَ أَكْرَمَهُ ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ لاَ أَدْرِي بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَمَّا عُثْمَانُ فَقَدْ جَاءَهُ ـ وَاللَّهِ ـ الْيَقِينُ وَإِنِّي لأَرْجُو لَهُ الْخَيْرَ، وَاللَّهِ مَا أَدْرِي وَأَنَا رَسُولُ اللَّهِ مَا يُفْعَلُ بِي ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَوَاللَّهِ لاَ أُزَكِّي أَحَدًا بَعْدَهُ أَبَدًا، وَأَحْزَنَنِي ذَلِكَ قَالَتْ فَنِمْتُ فَأُرِيتُ لِعُثْمَانَ عَيْنًا تَجْرِي، فَجِئْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ ‏"‏ ذَلِكَ عَمَلُهُ ‏"‏‏.‏

Ebu'l-Yeman bize haber verdi. [Dedi ki]: Şuayb bize haber verdi. [O] Zühri'den [nakletti]. [Zühri] dedi ki: Harice b. Zeyd el-Ensari bana tahdis etti ki; kendi kadınlarından olan ve Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'e biat etmiş bulunan Ümmü'l-Alâ kendisine [şu olayı] nakletmiştir: Ensar, Muhacirlerin barınma yerlerini belirlemek için kura çektiğinde, Osman b. Maz'ûn'un payına bizim [evimizde] kalmak çıktı. Ümmü'l-Alâ [devamla] şöyle dedi: Osman b. Maz'ûn yanımıza yerleşti, sonra hastalandı. Vefat edinceye kadar ona biz baktık. [Vefat edip] onu elbiseleriyle hazırladığımızda Resulullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— yanımıza girdi. Ben: “Allah'ın rahmeti üzerine olsun ey Ebu's-Sâib! Senin hakkında şahitlik ederim ki, Allah seni kesinlikle mükafatlandırmıştır,” dedim. Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— bana: “Allah'ın ona ikram ettiğini [mükafatlandırdığını] nereden biliyorsun?” buyurdu. Ben: “Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Resulü, bilemiyorum,” dedim. Bunun üzerine Resulullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurdu: “Osman'a gelince; vallahi ona yakîn (ölüm) gelmiştir. Ben de onun için hayır umuyorum. Vallahi, ben Allah'ın bir elçisi olduğum halde [yarın dünyada veya ahiret olaylarının detayında] bana ne yapılacağını bilemem.” Ümmü'l-Alâ dedi ki: Vallahi ondan sonra artık kimseyi [bu şekilde] temize çıkarmam! Bu durum beni hüzünlendirdi. [Daha sonra] uykumda Osman için akan bir pınar gördüm. Resulullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—'e gelip bunu haber verdim. O: “İşte bu onun amelidir,” buyurdu.