2722. Hadis
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ حَنْظَلَةَ الزُّرَقِيَّ، قَالَ سَمِعْتُ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ كُنَّا أَكْثَرَ الأَنْصَارِ حَقْلاً، فَكُنَّا نُكْرِي الأَرْضَ، فَرُبَّمَا أَخْرَجَتْ هَذِهِ وَلَمْ تُخْرِجْ ذِهِ، فَنُهِينَا عَنْ ذَلِكَ، وَلَمْ نُنْهَ عَنِ الْوَرِقِ.
Malik b. İsmail bize tahdis etti. [Dedi ki]: İbn Uyeyne bize tahdis etti. [Dedi ki]: Yahya b. Said bize tahdis etti. [Dedi ki]: Hanzala ez-Zurakī'yi şöyle derken işittim: Râfi' b. Hadîc —radıyallahu anh—'ı şöyle derken işittim: Ensar arasında en çok tarlası [ekinliği] olan bizdik. Tarlayı [belirli bölgelerin mahsulü karşılığında] kiraya verirdik. Öyle olurdu ki, bazen tarlanın şu bölgesi ürün verir, şu bölgesi ise vermezdi. Bu yüzden [bu belirsiz kiralama tarzından] nehyedildik. Gümüş para [gümüş dirhem] karşılığında kiraya vermekten ise nehyedilmedik [yasaklanmadık].