Vasiyetler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2741. Hadis

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، قَالَ ذَكَرُوا عِنْدَ عَائِشَةَ أَنَّ عَلِيًّا ـ رضى الله عنهما ـ كَانَ وَصِيًّا‏.‏ فَقَالَتْ مَتَى أَوْصَى إِلَيْهِ وَقَدْ كُنْتُ مُسْنِدَتَهُ إِلَى صَدْرِي ـ أَوْ قَالَتْ حَجْرِي ـ فَدَعَا بِالطَّسْتِ، فَلَقَدِ انْخَنَثَ فِي حَجْرِي، فَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُ قَدْ مَاتَ، فَمَتَى أَوْصَى إِلَيْهِ

Amr b. Zürâra bize tahdis etti. [Dedi ki]: İsmail bize haber verdi. [O] İbn Avn’dan, [o] İbrahim’den, [o da] el-Esved’den [nakletti]. [Esved] şöyle anlatmıştır: Aişe —radıyallahu anha—’nın yanında Ali —radıyallahu anh—’ın [Peygamber’in vefatından sonra yerine geçmesi için tayin ettiği] bir vasî olduğu iddia edildi. Bunun üzerine Aişe şöyle dedi: “Resulullah ona ne zaman vasiyette bulundu? Ben [vefatı anında] onu göğsüme —veya kucağıma— yaslamış durumdaydım. Bir leğen [tast] istedi; derken kucağımda birden yığılıverdi [inhanese]. Ben onun vefat ettiğini bile o an fark edemedim. [Hal böyleyken] ona ne zaman vasiyet etmiş olabilir?”