2744. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، عَنْ هَاشِمِ بْنِ هَاشِمٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ مَرِضْتُ فَعَادَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ لاَ يَرُدَّنِي عَلَى عَقِبِي. قَالَ " لَعَلَّ اللَّهَ يَرْفَعُكَ وَيَنْفَعُ بِكَ نَاسًا ". قُلْتُ أُرِيدُ أَنْ أُوصِيَ، وَإِنَّمَا لِي ابْنَةٌ ـ قُلْتُ ـ أُوصِي بِالنِّصْفِ قَالَ " النِّصْفُ كَثِيرٌ ". قُلْتُ فَالثُّلُثِ. قَالَ " الثُّلُثُ، وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ أَوْ كَبِيرٌ ". قَالَ فَأَوْصَى النَّاسُ بِالثُّلُثِ، وَجَازَ ذَلِكَ لَهُمْ.
Muhammed b. Abdürrahim bize tahdis etti. [Dedi ki]: Zekeriya b. Adî bize tahdis etti. [Dedi ki]: Mervân; Hâşim b. Hâşim'den, [o] Âmir b. Sa'd'dan, [o da] babası [Sa'd b. Ebî Vakkâs] —radıyallahu anh—'dan [naklederek] bize tahdis etti. [Sa'd] şöyle anlatmıştır: Hastalandım ve Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— beni ziyarete geldi. Ona: “Ey Allah'ın Resulü! Allah'a dua et de [hicret yurdundan çıkıp Mekke'de ölerek] beni topuklarımın üzerine geri döndürmesin,” dedim. [Efendimiz]: “Umulur ki Allah [ömrünü uzatıp] rütbeni yükseltir ve senin vesilenle birçok insana fayda verir,” buyurdu. Ben: “Vasiyet etmek istiyorum; benim sadece bir kızım var. Malımın yarısını vasiyet edeyim mi?” diye sordum. “Yarısı çoktur,” buyurdu. Ben: “O halde üçte birini vasiyet edeyim?” deyince; [Efendimiz]: “Üçte bir [olur]; ancak üçte bir bile çoktur (veya büyüktür),” buyurdu. Bunun üzerine insanlar [vasiyetlerinde] üçte bir oranını esas aldılar ve bu onlar için caiz görüldü.