2839. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ ـ هُوَ ابْنُ زَيْدٍ ـ عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ فِي غَزَاةٍ فَقَالَ " إِنَّ أَقْوَامًا بِالْمَدِينَةِ خَلْفَنَا، مَا سَلَكْنَا شِعْبًا وَلاَ وَادِيًا إِلاَّ وَهُمْ مَعَنَا فِيهِ، حَبَسَهُمُ الْعُذْرُ ". وَقَالَ مُوسَى حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم. قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ الأَوَّلُ أَصَحُّ.
Süleyman b. Harb bize tahdis etti. [Dedi ki]: Hammad —ki o İbn Zeyd'dir— bize tahdis etti. [O] Humeyd'den, [o] Enes'ten [—radıyallâhu anh—] nakletti ki: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— bir gazvede iken şöyle buyurdu: “Şüphesiz Medine'de arkamızda öyle topluluklar vardır ki, biz bir dağ yolu veya bir vadi geçmeyelim, onlar muhakkak [niyetleriyle ve ecirde] bizimle beraberdiler. Onları [cihaddan] mazeret alıkoydu.” Musa dedi ki: Hammad bize tahdis etti. [O] Humeyd'den, [o] Musa b. Enes'ten, [o da] babasından nakletti ki: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurdu... Ebu Abdullah [Buhari] dedi ki: “Birinci [rivayet] daha sahihtir.”