2862. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ بِالْمَدِينَةِ فَزَعٌ، فَاسْتَعَارَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَرَسًا لأَبِي طَلْحَةَ، يُقَالُ لَهُ مَنْدُوبٌ فَرَكِبَهُ، وَقَالَ " مَا رَأَيْنَا مِنْ فَزَعٍ، وَإِنْ وَجَدْنَاهُ لَبَحْرًا ".
Ahmed b. Muhammed bize tahdis etti. [Dedi ki]: Abdullah bize haber verdi. [Dedi ki]: Şu'be bize haber verdi. [O] Katâde'den [nakletti]. Dedi ki: Enes b. Mâlik —radıyallâhu anh—'dan işittim, o şöyle demiştir: “Medine'de [bir sesten dolayı] korku meydana gelmişti. Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— Ebu Talha'nın ‘Mendûb’ denilen bir atını ödünç aldı ve ona bindi. [Döndüğünde] şöyle buyurdu: ‘Korkulacak bir şey görmedik. Biz onu [atı] bir derya [gibi süratli] bulduk.’”