2886. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرٍ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " تَعِسَ عَبْدُ الدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ وَالْقَطِيفَةِ وَالْخَمِيصَةِ، إِنْ أُعْطِيَ رَضِيَ، وَإِنْ لَمْ يُعْطَ لَمْ يَرْضَ ". لَمْ يَرْفَعْهُ إِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِي حَصِينٍ.
Bize Yahya b. Yûsuf tahdis etti. Bize Ebû Bekir haber verdi. O Ebû Hasîn'den, o Ebû Sâlih'ten, o Ebû Hureyre'den (r.a.) [naklettiğine göre] Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurdu: "Dinarın, dirhemin, kadifenin ve hamîsa'nın (kumaşın) kulu perişan olsun! (Böyle kişiler) kendisine verilirse razı olur, verilmezse razı olmaz." İsrâîl, bu hadisi Ebû Hasîn'den merfû olarak rivayet etmedi.