2894. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ حَدَّثَتْنِي أُمُّ حَرَامٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمًا فِي بَيْتِهَا، فَاسْتَيْقَظَ وَهْوَ يَضْحَكُ، قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا يُضْحِكُكَ قَالَ " عَجِبْتُ مِنْ قَوْمٍ مِنْ أُمَّتِي يَرْكَبُونَ الْبَحْرَ، كَالْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ". فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ. فَقَالَ " أَنْتِ مَعَهُمْ ". ثُمَّ نَامَ، فَاسْتَيْقَظَ وَهْوَ يَضْحَكُ فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا. قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ. فَيَقُولُ " أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ " فَتَزَوَّجَ بِهَا عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ، فَخَرَجَ بِهَا إِلَى الْغَزْوِ، فَلَمَّا رَجَعَتْ قُرِّبَتْ دَابَّةٌ لِتَرْكَبَهَا، فَوَقَعَتْ فَانْدَقَّتْ عُنُقُهَا.
Bize Ebu'n-Nu’mân tahdis etti. Bize Hammâd b. Zeyd, Yahya’dan, o Muhammed b. Yahya b. Habbân’dan, o Enes b. Mâlik’ten (r.a.) [naklettiğine göre]; o şöyle dedi: Bana Ümmü Harâm (r.anha) tahdis etti: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— bir gün onun evinde kaylûle (öğle uykusu) yaptı. Sonra gülerek uyandı. (Ümmü Harâm) dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Seni güldüren nedir?" O: "Ümmetimden bir kavme şaştım (hayran kaldım); tahtlar üzerindeki krallar gibi denize biniyorlar." buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Beni onlardan kılması için Allah'a dua et." dedim. O: "Sen onlarla berabersin." buyurdu. Sonra (tekrar) uyudu. Sonra gülerek uyandı ve bu sözün aynısını iki veya üç defa söyledi. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Beni onlardan kılması için Allah'a dua et." dedim. O: "Sen ilklerdensin." buyurdu. (Enes) dedi ki: Sonra onunla Ubâde b. es-Sâmit evlendi ve onunla birlikte gazaya çıktı. (Ümmü Harâm) döndüğünde, binmesi için kendisine bir binek yaklaştırıldı. (Binince) düştü ve boynu kırıldı.