3111. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سُوقَةَ، عَنْ مُنْذِرٍ، عَنِ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، قَالَ لَوْ كَانَ عَلِيٌّ ـ رضى الله عنه ـ ذَاكِرًا عُثْمَانَ ـ رضى الله عنه ـ ذَكَرَهُ يَوْمَ جَاءَهُ نَاسٌ فَشَكَوْا سُعَاةَ عُثْمَانَ، فَقَالَ لِي عَلِيٌّ اذْهَبْ إِلَى عُثْمَانَ فَأَخْبِرْهُ أَنَّهَا صَدَقَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَمُرْ سُعَاتَكَ يَعْمَلُونَ فِيهَا. فَأَتَيْتُهُ بِهَا فَقَالَ أَغْنِهَا عَنَّا. فَأَتَيْتُ بِهَا عَلِيًّا فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ ضَعْهَا حَيْثُ أَخَذْتَهَا.
Bize Kuteybe b. Saîd tahdis etti. Bize Süfyân tahdis etti. Muhammed b. Sûka’dan, o Münzir’den, o da el-Hanefiyye’nin oğlu Muhammed’den [naklederek şunları] tahdis etti: Eğer Hz. Ali, Hz. Osman’ı (eleştirmek maksadıyla) anacak olsaydı, birtakım insanların gelip Osman’ın zekât memurlarından şikâyetçi olduğu gün anardı. (O gün şikâyetçiler gelince) Ali bana: 'Osman’a git ve ona; elimizdeki bu belgenin Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—’in bizzat yazdırdığı zekât talimatnamesi [sadaka hükmü] olduğunu söyle. Ona de ki: Memurlarına emret de zekât toplarken bu belgedeki esaslara göre hareket etsinler!' dedi. Ben o belgeyi götürünce Osman: 'Onu yanımızdan götür (bizim buna ihtiyacımız yok)!' dedi. Ali’ye dönüp olanları anlatınca o: 'Öyleyse onu (belgeyi) aldığın yere geri koy.' buyurdu.