3177. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ بَعَثَنِي أَبُو بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ فِيمَنْ يُؤَذِّنُ يَوْمَ النَّحْرِ بِمِنًى لاَ يَحُجُّ بَعْدَ الْعَامِ مُشْرِكٌ، وَلاَ يَطُوفُ بِالْبَيْتِ عُرْيَانٌ. وَيَوْمُ الْحَجِّ الأَكْبَرِ يَوْمُ النَّحْرِ، وَإِنَّمَا قِيلَ الأَكْبَرُ مِنْ أَجْلِ قَوْلِ النَّاسِ الْحَجُّ الأَصْغَرُ. فَنَبَذَ أَبُو بَكْرٍ إِلَى النَّاسِ فِي ذَلِكَ الْعَامِ، فَلَمْ يَحُجَّ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ الَّذِي حَجَّ فِيهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مُشْرِكٌ.
Bize Ebû’l-Yemân tahdis etti. Bize Şuayb, ez-Zührî’den haber verdi; o da 'Bize Humeyd b. Abdurrahman haber verdi' dedi. Ebû Hureyre’nin —radıyallâhu anh— şöyle anlattığı nakledilmiştir: (Hz.) Ebû Bekir beni, Kurban Bayramı günü Mina’da insanlara şu duyuruyu yapan münadilerle birlikte görevlendirmişti: 'Bu yıldan sonra artık hiçbir müşrik hac yapamayacak ve Beytullah [Kâbe] asla çıplak tavaf edilmeyecektir!' (Ebû Hureyre sözüne şöyle devam etti): 'Hacc-ı Ekber (Büyük Hac) günü, kurban kesilen bayram günüdür. İnsanların umreye «hacc-ı asgar» (küçük hac) demelerinden dolayı asıl hacca «ekber» denilmiştir.' İşte bu şekilde Ebû Bekir o yılki hac mevsiminde (müşriklerin eski adetleriyle olan) anlaşmaları [bağları] halka bu tebliğle ilan edip bitirmişti. Nitekim Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—’in bizzat haccettiği Veda Haccı yılında (Mekke’de) hac yapan tek bir müşrik dahi kalmamıştı.