3244. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قَالَ اللَّهُ أَعْدَدْتُ لِعِبَادِي الصَّالِحِينَ مَا لاَ عَيْنَ رَأَتْ، وَلاَ أُذُنَ سَمِعَتْ، وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ، فَاقْرَءُوا إِنْ شِئْتُمْ {فَلاَ تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ }".
Bize el-Humeydî tahdis etti. Bize Süfyân tahdis etti. Bize Ebü’z-Zinâd, el-A’rec’den tahdis etti; o da Ebû Hureyre’den —radıyallâhu anh— şöyle nakletti: Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurmuştur: 'Allah Teâlâ şöyle buyurdu: «Ben salih kullarım için (cennette) hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hayal bile edemeyeceği nimetler hazırladım.» Dilerseniz (bunu tasdik eden) şu ayeti okuyunuz: { فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ } “Yaptıklarına karşılık olarak onlar için saklanan o göz aydınlığı mutlulukları hiç kimse bilemez” (Secde, 17).'