3247. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لَيَدْخُلَنَّ مِنْ أُمَّتِي سَبْعُونَ أَلْفًا ـ أَوْ سَبْعُمِائَةِ أَلْفٍ ـ لاَ يَدْخُلُ أَوَّلُهُمْ حَتَّى يَدْخُلَ آخِرُهُمْ، وَجُوهُهُمْ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ".
Bize Muhammed b. Ebû Bekir el-Mukaddemî tahdis etti. Bize Fudayl b. Süleyman tahdis etti; o Ebû Hâzim’den, o da Sehl b. Sa’d’dan —radıyallâhu anh— şöyle nakletti: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurmuştur: 'Ümmetimden yetmiş bin —yahut yedi yüz bin— kişi muhakkak cennete girecektir. Onlar (öyle bir intizamla) girerler ki, en baştakiler girmeden en sondakiler de girmeyecektir [hepsi beraberce girer]. Onların yüzleri dolunay gecesindeki ay gibi (ışıl ışıl) olacaktır.'