302. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ خَلِيلٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو إِسْحَاقَ ـ هُوَ الشَّيْبَانِيُّ ـ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَتْ إِحْدَانَا إِذَا كَانَتْ حَائِضًا، فَأَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُبَاشِرَهَا، أَمَرَهَا أَنْ تَتَّزِرَ فِي فَوْرِ حَيْضَتِهَا ثُمَّ يُبَاشِرُهَا. قَالَتْ وَأَيُّكُمْ يَمْلِكُ إِرْبَهُ كَمَا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَمْلِكُ إِرْبَهُ. تَابَعَهُ خَالِدٌ وَجَرِيرٌ عَنِ الشَّيْبَانِيِّ.
İsmail b. Halil bize tahdis etti, dedi ki: Ali b. Müshir bize haber verdi, dedi ki: Ebu İshak —ki o Şeybânî’dir— bize haber verdi; Abdurrahman b. el-Esved’den, babasından, Aişe’den [naklen] dedi ki: “Bizden biri ay hali (hayız) iken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onunla mübaşeret (ten tene temas) etmek istediğinde, hayzının en yoğun zamanında ona (izar ile) örtünmesini emreder, sonra onunla mübaşeret ederdi.” (Aişe devamla) dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in kendi arzusuna (ihtiyacına) hakim olduğu gibi, hanginiz arzusuna hakim olabilir ki?” Bunu Halid ve Cerir de Şeybânî’den (rivayet ederek) takip etmişlerdir.