324. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ ـ هُوَ ابْنُ سَلاَمٍ ـ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ حَفْصَةَ، قَالَتْ كُنَّا نَمْنَعُ عَوَاتِقَنَا أَنْ يَخْرُجْنَ فِي الْعِيدَيْنِ، فَقَدِمَتِ امْرَأَةٌ فَنَزَلَتْ قَصْرَ بَنِي خَلَفٍ، فَحَدَّثَتْ عَنْ أُخْتِهَا، وَكَانَ زَوْجُ أُخْتِهَا غَزَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثِنْتَىْ عَشَرَةَ، وَكَانَتْ أُخْتِي مَعَهُ فِي سِتٍّ. قَالَتْ كُنَّا نُدَاوِي الْكَلْمَى، وَنَقُومُ عَلَى الْمَرْضَى، فَسَأَلَتْ أُخْتِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَعَلَى إِحْدَانَا بَأْسٌ إِذَا لَمْ يَكُنْ لَهَا جِلْبَابٌ أَنْ لاَ تَخْرُجَ قَالَ " لِتُلْبِسْهَا صَاحِبَتُهَا مِنْ جِلْبَابِهَا، وَلْتَشْهَدِ الْخَيْرَ وَدَعْوَةَ الْمُسْلِمِينَ ". فَلَمَّا قَدِمَتْ أُمُّ عَطِيَّةَ سَأَلْتُهَا أَسَمِعْتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ بِأَبِي نَعَمْ ـ وَكَانَتْ لاَ تَذْكُرُهُ إِلاَّ قَالَتْ بِأَبِي ـ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " يَخْرُجُ الْعَوَاتِقُ وَذَوَاتُ الْخُدُورِ، أَوِ الْعَوَاتِقُ ذَوَاتُ الْخُدُورِ وَالْحُيَّضُ، وَلْيَشْهَدْنَ الْخَيْرَ وَدَعْوَةَ الْمُؤْمِنِينَ، وَيَعْتَزِلُ الْحُيَّضُ الْمُصَلَّى ". قَالَتْ حَفْصَةُ فَقُلْتُ الْحُيَّضُ فَقَالَتْ أَلَيْسَ تَشْهَدُ عَرَفَةَ وَكَذَا وَكَذَا
Muhammed —ki o İbn Selâm’dır— bize tahdis etti, dedi ki: Abdülvehhâb bize haber verdi; Eyyub’dan, Hafsa’dan [naklen] dedi ki: “Biz (ergenlik çağındaki) genç kızlarımızın iki bayramda dışarı çıkmalarına engel olurduk. Derken bir kadın gelip Benî Halef’in köşküne yerleşti. (Bu kadın) kız kardeşinden (şöyle) rivayet etti: Kız kardeşinin kocası, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber on iki gazveye katılmış, kız kardeşim de bunlardan altısında onunla beraber bulunmuştu. (Kız kardeşim) dedi ki: ‘(Gazvelerde) yaralıları tedavi eder, hastalara bakardık.’ Kız kardeşim Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e: ‘Birimizin cilbabı (dış örtüsü) yoksa (bayram namazına) çıkmamasında bir sakınca var mıdır?’ diye sordu. (Efendimiz): ‘Arkadaşı kendi cilbabından ona giydirsin; o da hayra ve Müslümanların dualarına şahitlik etsin.’ buyurdu.” (Hafsa) dedi ki: “Ümmü Atiyye geldiğinde ona: ‘Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den (bunu bizzat) işittin mi?’ diye sordum. O: ‘Babam ona feda olsun, evet!’ —ki (Ümmü Atiyye) Efendimiz’den ne zaman bahsetse mutlaka ‘babam ona feda olsun’ derdi— ‘Onun şöyle buyurduğunu işittim: Genç kızlar, perde arkasındaki (evden çıkmayan) kadınlar —veya perde arkasındaki genç kızlar— ve ay hali (hayız) olanlar dışarı çıksınlar; hayra ve müminlerin dualarına şahit olsunlar. Ancak hayız olanlar namazgâhtan uzak dursunlar (namaza iştirak etmesinler).’” Hafsa: “Ay hali olanlar da mı?” diye sordum. (Ümmü Atiyye): “Onlar Arefe’de ve şurada burada (haccın diğer menasikinde) hazır bulunmuyorlar mı?” dedi.