Peygamber Hadisleri Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3329. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، أَخْبَرَنَا الْفَزَارِيُّ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَلَغَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَلاَمٍ مَقْدَمُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، فَأَتَاهُ، فَقَالَ إِنِّي سَائِلُكَ عَنْ ثَلاَثٍ لاَ يَعْلَمُهُنَّ إِلاَّ نَبِيٌّ، ‏{‏قَالَ مَا‏}‏ أَوَّلُ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ وَمَا أَوَّلُ طَعَامٍ يَأْكُلُهُ أَهْلُ الْجَنَّةِ وَمِنْ أَىِّ شَىْءٍ يَنْزِعُ الْوَلَدُ إِلَى أَبِيهِ وَمِنْ أَىِّ شَىْءٍ يَنْزِعُ إِلَى أَخْوَالِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ خَبَّرَنِي بِهِنَّ آنِفًا جِبْرِيلُ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ ذَاكَ عَدُوُّ الْيَهُودِ مِنَ الْمَلاَئِكَةِ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَمَّا أَوَّلُ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ فَنَارٌ تَحْشُرُ النَّاسَ مِنَ الْمَشْرِقِ إِلَى الْمَغْرِبِ‏.‏ وَأَمَّا أَوَّلُ طَعَامٍ يَأْكُلُهُ أَهْلُ الْجَنَّةِ فَزِيَادَةُ كَبِدِ حُوتٍ‏.‏ وَأَمَّا الشَّبَهُ فِي الْوَلَدِ فَإِنَّ الرَّجُلَ إِذَا غَشِيَ الْمَرْأَةَ فَسَبَقَهَا مَاؤُهُ كَانَ الشَّبَهُ لَهُ، وَإِذَا سَبَقَ مَاؤُهَا كَانَ الشَّبَهُ لَهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ أَشْهَدُ أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ ثُمَّ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْيَهُودَ قَوْمٌ بُهُتٌ، إِنْ عَلِمُوا بِإِسْلاَمِي قَبْلَ أَنْ تَسْأَلَهُمْ بَهَتُونِي عِنْدَكَ، فَجَاءَتِ الْيَهُودُ وَدَخَلَ عَبْدُ اللَّهِ الْبَيْتَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَىُّ رَجُلٍ فِيكُمْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلاَمٍ ‏"‏‏.‏ قَالُوا أَعْلَمُنَا وَابْنُ أَعْلَمِنَا وَأَخْبَرُنَا وَابْنُ أَخْيَرِنَا‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَفَرَأَيْتُمْ إِنْ أَسْلَمَ عَبْدُ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ قَالُوا أَعَاذَهُ اللَّهُ مِنْ ذَلِكَ‏.‏ فَخَرَجَ عَبْدُ اللَّهِ إِلَيْهِمْ فَقَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَقَالُوا شَرُّنَا وَابْنُ شَرِّنَا‏.‏ وَوَقَعُوا فِيهِ‏.‏

Muhammed b. Selâm bize söyledi, [dedi ki]: el-Fezârî bize haber verdi; [o] Humeyd'den; [o] Enes radıyallahu anh'den [naklederek] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Medine'ye gelişi Abdullah b. Selâm'a ulaşınca ona geldi ve şöyle dedi: “Sana, bir peygamberden başkasının bilemeyeceği üç şeyi soracağım: Kıyamet alametlerinin ilki nedir? Cennet ehlinin yiyeceği ilk yemek nedir? Çocuk hangi şeyden babasına benzer, hangi şeyden dayılarına benzer?” Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bunları bana biraz önce Cibrîl haber verdi” buyurdu. (Abdullah b. Selâm): “O (Cibrîl), melekler içinde Yahudilerin düşmanıdır” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyamet alametlerinin ilkine gelince: O, insanları doğudan batıya (sürüp) toplayacak bir ateştir. Cennet ehlinin yiyeceği ilk yemeğe gelince: O, balık ciğerinin (en lezzetli kısmı olan) ziyade (sarkık) parçasıdır. Çocuğun benzerliğine gelince: Eğer erkek kadına yaklaşır (cinsel ilişkide bulunur) da suyu onun (kadının) suyunu geçerse, çocuk ona (babasına) benzer. Eğer (kadının) suyu öne geçerse (baskın gelirse) çocuk ona (annesine) benzer.” (Bunun üzerine Abdullah): “Şehadet ederim ki sen Allah'ın Resulüsün” dedi. Sonra şöyle devam etti: “Ey Allah'ın Resulü! Yahudiler hayret ve iftira eden (bühtan) bir kavimdir. Eğer sen onlara sormadan önce benim Müslüman olduğumu bilirlerse, senin yanında bana iftira atarlar.” (Derken) Yahudiler geldi; Abdullah (b. Selâm) da eve girdi (saklandı). Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem (onlara): “İçinizde Abdullah b. Selâm nasıl bir adamdır?” diye sordu. Onlar: “Bizim en bilginimiz ve en bilginimizin oğlu; bizim en hayırlımız ve en hayırlımızın oğludur” dediler. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Söyleyin bakalım: Eğer Abdullah Müslüman olursa (ne dersiniz)?” buyurdu. Onlar: “Allah onu bundan korusun!” dediler. Bunun üzerine Abdullah onların karşısına çıktı ve: “Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resulullah (= Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın Resulüdür)” dedi. Onlar (bu sefer): “O bizim en şerlimiz ve en şerlimizin oğludur” dediler ve onu ayıplamaya başladılar.