3348. Hadis
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى يَا آدَمُ. فَيَقُولُ لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ وَالْخَيْرُ فِي يَدَيْكَ. فَيَقُولُ أَخْرِجْ بَعْثَ النَّارِ. قَالَ وَمَا بَعْثُ النَّارِ قَالَ مِنْ كُلِّ أَلْفٍ تِسْعَمِائَةٍ وَتِسْعَةً وَتِسْعِينَ، فَعِنْدَهُ يَشِيبُ الصَّغِيرُ، وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا، وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى، وَمَا هُمْ بِسُكَارَى، وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ ". قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَأَيُّنَا ذَلِكَ الْوَاحِدُ قَالَ " أَبْشِرُوا فَإِنَّ مِنْكُمْ رَجُلٌ، وَمِنْ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ أَلْفٌ ". ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، إِنِّي أَرْجُو أَنْ تَكُونُوا رُبُعَ أَهْلِ الْجَنَّةِ ". فَكَبَّرْنَا. فَقَالَ " أَرْجُو أَنْ تَكُونُوا ثُلُثَ أَهْلِ الْجَنَّةِ ". فَكَبَّرْنَا. فَقَالَ " أَرْجُو أَنْ تَكُونُوا نِصْفَ أَهْلِ الْجَنَّةِ ". فَكَبَّرْنَا. فَقَالَ " مَا أَنْتُمْ فِي النَّاسِ إِلاَّ كَالشَّعَرَةِ السَّوْدَاءِ فِي جِلْدِ ثَوْرٍ أَبْيَضَ، أَوْ كَشَعَرَةٍ بَيْضَاءَ فِي جِلْدِ ثَوْرٍ أَسْوَدَ ".
İshâk b. Nasr bana söyledi, [dedi ki]: Ebû Üsâme bize söyledi; [o] el-A'meş'ten; [o] Ebû Sâlih bize söyledi; [o] Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh'den [naklederek] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ: ‘Ey Âdem!’ buyurur. (Âdem): ‘Buyur Rabbim! Emrine amadeyim (Lebbeyk ve sa'deyk), bütün hayır Senin ellerindedir’ der. (Allah): ‘Cehennem heyetini (müfrezesini/kafelesini) çıkar!’ buyurur. (Âdem): ‘Cehennem heyeti nedir?’ der. (Allah): ‘(Yaratılmış) Her bin kişiden dokuz yüz doksan dokuzu’ buyurur. İşte o zaman (dehşetten) çocuğun saçı ağarır, her hamile kadın yükünü (çocuğunu) düşürür ve insanları sarhoş (gibi) görürsün; oysa onlar sarhoş değillerdir, lakin Allah'ın azabı çok şiddetlidir.” (Sahabiler): “Ey Allah'ın Resulü! O (kurtulan) bir kişi hangimizdir?” dediler. (Resulullah): “Müjde size! (O bin kişinin) biri sizden, bini ise Ye'cûc ve Me'cûc'dandır” buyurdu. Sonra şöyle devam etti: “Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki, ben sizin cennet ehlinin dörtte biri olmanızı umuyorum.” Biz tekbir getirdik. (Sonra): “Cennet ehlinin üçte biri olmanızı umuyorum” buyurdu. Biz (yine) tekbir getirdik. (Sonra): “Cennet ehlinin yarısı olmanızı umuyorum” buyurdu. Biz tekbir getirdik. (Sonra şöyle) buyurdu: “Siz insanlar içinde, beyaz bir öküzün derisindeki siyah bir kıl gibi yahut siyah bir öküzün derisindeki beyaz bir kıl gibisiniz (o kadar azsınız).”