3556. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ كَعْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ، يُحَدِّثُ حِينَ تَخَلَّفَ عَنْ تَبُوكَ، قَالَ فَلَمَّا سَلَّمْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ يَبْرُقُ وَجْهُهُ مِنَ السُّرُورِ، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سُرَّ اسْتَنَارَ وَجْهُهُ، حَتَّى كَأَنَّهُ قِطْعَةُ قَمَرٍ، وَكُنَّا نَعْرِفُ ذَلِكَ مِنْهُ.
Yahya b. Bükeyr bize tahdis etti. [O dedi ki]: Leys bize tahdis etti. [O], Ukayl'den; [o], İbn Şihab'dan; [o], Abdurrahman b. Abdullah b. Ka'b'dan [nakletti] ki; Abdullah b. Ka'b dedi ki: Ka'b b. Malik'i, Tebük [seferinden] geri kaldığı zamanı anlatırken işittim. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e selam verdiğimde, yüzü sevinçten parlıyordu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sevindiği zaman yüzü nurlanır, sanki bir ay parçası gibi olurdu. Biz bunu ondan bilirdik.