3683. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ سَعْدٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ قَالَ ح حَدَّثَنِي عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَأْذَنَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَعِنْدَهُ نِسْوَةٌ مِنْ قُرَيْشٍ يُكَلِّمْنَهُ وَيَسْتَكْثِرْنَهُ، عَالِيَةً أَصْوَاتُهُنَّ عَلَى صَوْتِهِ فَلَمَّا اسْتَأْذَنَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ قُمْنَ فَبَادَرْنَ الْحِجَابَ فَأَذِنَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَ عُمَرُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضْحَكُ، فَقَالَ عُمَرُ أَضْحَكَ اللَّهُ سِنَّكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " عَجِبْتُ مِنْ هَؤُلاَءِ اللاَّتِي كُنَّ عِنْدِي فَلَمَّا سَمِعْنَ صَوْتَكَ ابْتَدَرْنَ الْحِجَابِ ". فَقَالَ عُمَرُ فَأَنْتَ أَحَقُّ أَنْ يَهَبْنَ يَا رَسُولَ اللَّهِ. ثُمَّ قَالَ عُمَرُ يَا عَدُوَّاتِ أَنْفُسِهِنَّ، أَتَهَبْنَنِي وَلاَ تَهَبْنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْنَ نَعَمْ، أَنْتَ أَفَظُّ وَأَغْلَظُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِيهًا يَا ابْنَ الْخَطَّابِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا لَقِيَكَ الشَّيْطَانُ سَالِكًا فَجًّا قَطُّ إِلاَّ سَلَكَ فَجًّا غَيْرَ فَجِّكَ ".
Ali b. Abdullah bize tahdis etti. [O dedi ki]: Yakub b. İbrahim bize tahdis etti. [O] dedi ki: Babam bana tahdis etti. [O], Salih'ten; [o], İbn Şihab'dan [nakletti]. [İbn Şihab] dedi ki: Abdülhamid bana haber verdi ki; Muhammed b. Sa'd ona, babası [Sa'd b. Ebi Vakkas]'ın şöyle dediğini haber vermiş: (H) Abdülaziz b. Abdullah bana tahdis etti. [O dedi ki]: İbrahim b. Sa'd bize tahdis etti. [O], Salih'ten; [o], İbn Şihab'dan; [o], Abdülhamid b. Abdurrahman b. Zeyd'den; [o], Muhammed b. Sa'd b. Ebi Vakkas'tan; [o da] babasından [nakletti]. [Sa'd] dedi ki: Ömer b. el-Hattab, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına girmek için izin istedi. O sırada Resulullah'ın yanında Kureyş'ten kadınlar vardı; onunla konuşuyorlar ve ondan (bazı şeyler) istiyorlardı, sesleri de onun sesinden daha yüksek çıkıyordu. Ömer b. el-Hattab izin isteyince, kadınlar hemen kalkıp perde arkasına koştular. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona izin verdi. Ömer içeri girdiğinde Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem gülüyordu. Ömer: 'Allah dişini güldürsün (seni hep mutlu etsin) ey Allah'ın Resulü!' dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Yanımdaki şu kadınlara şaşırdım; senin sesini işitince hemen perde arkasına koştular' buyurdu. Ömer: 'Ey Allah'ın Resulü! Onların senden çekinmeleri (heybetinden korkmaları) daha hak ve evladır' dedi. Sonra (perde arkasındaki kadınlara): 'Ey nefislerinin düşmanları! Benden çekiniyorsunuz da Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den çekinmiyor musunuz?' dedi. Kadınlar: 'Evet, zira sen Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den daha sert ve daha katısın' dediler. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Bırak bunları ey İbnü'l-Hattab! Nefsim elinde olana yemin olsun ki; şeytan seninle bir yolda (fec) karşılaşsa, mutlaka senin yolundan başka bir yola sapar' buyurdu.