3701. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ غَدًا رَجُلاً يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَى يَدَيْهِ " قَالَ فَبَاتَ النَّاسُ يَدُوكُونَ لَيْلَتَهُمْ أَيُّهُمْ يُعْطَاهَا فَلَمَّا أَصْبَحَ النَّاسُ، غَدَوْا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كُلُّهُمْ يَرْجُو أَنْ يُعْطَاهَا فَقَالَ " أَيْنَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ ". فَقَالُوا يَشْتَكِي عَيْنَيْهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " فَأَرْسِلُوا إِلَيْهِ فَأْتُونِي بِهِ ". فَلَمَّا جَاءَ بَصَقَ فِي عَيْنَيْهِ، وَدَعَا لَهُ، فَبَرَأَ حَتَّى كَأَنْ لَمْ يَكُنْ بِهِ وَجَعٌ، فَأَعْطَاهُ الرَّايَةَ. فَقَالَ عَلِيٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ أُقَاتِلُهُمْ حَتَّى يَكُونُوا مِثْلَنَا فَقَالَ " انْفُذْ عَلَى رِسْلِكَ حَتَّى تَنْزِلَ بِسَاحَتِهِمْ، ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ، وَأَخْبِرْهُمْ بِمَا يَجِبُ عَلَيْهِمْ مِنْ حَقِّ اللَّهِ فِيهِ، فَوَاللَّهِ لأَنْ يَهْدِيَ اللَّهُ بِكَ رَجُلاً وَاحِدًا خَيْرٌ لَكَ مِنْ أَنْ يَكُونَ لَكَ حُمْرُ النَّعَمِ ".
Kuteybe b. Said bize tahdis etti. [O], Abdülaziz'den; [o], Ebu Hazim'den; [o da] Sehl b. Sa'd radıyallahu anh'dan [nakletti] ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Yarın sancağı mutlaka, Allah'ın elleriyle fethi nasip edeceği bir adama vereceğim' buyurdu. [Sehl] dedi ki: İnsanlar o geceyi sancak kime verilecek diye konuşarak geçirdiler. Sabah olunca, hepsi sancağın kendisine verilmesini ümit ederek Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına geldiler. [Resulullah]: 'Ali b. Ebi Talib nerede?' buyurdu. 'Gözlerinden rahatsız ey Allah'ın Resulü!' dediler. 'Ona haber gönderin ve onu bana getirin' buyurdu. (Ali) gelince [Resulullah] onun gözlerine tükürdü ve ona dua etti. (Ali) sanki hiçbir ağrısı yokmuş gibi iyileşti. Sonra sancağı ona verdi. Ali: 'Ey Allah'ın Resulü! Onlar bizim gibi (Müslüman) oluncaya kadar onlarla savaşayım mı?' dedi. [Resulullah]: 'Onların sahasına (yurduna) ininceye kadar sükunetle (acele etmeden) ilerle. Sonra onları İslam'a davet et ve İslam'da üzerlerine düşen Allah'ın haklarını onlara haber ver. Vallahi, Allah'ın senin vasıtanla bir tek adamı hidayete erdirmesi, senin için kızıl develere (en değerli dünya malına) sahip olmandan daha hayırlıdır' buyurdu.