3794. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ حِينَ خَرَجَ مَعَهُ إِلَى الْوَلِيدِ قَالَ دَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الأَنْصَارَ إِلَى أَنْ يُقْطِعَ لَهُمُ الْبَحْرَيْنِ. فَقَالُوا لاَ، إِلاَّ أَنْ تُقْطِعَ لإِخْوَانِنَا مِنَ الْمُهَاجِرِينَ مِثْلَهَا. قَالَ " إِمَّا لاَ، فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي، فَإِنَّهُ سَيُصِيبُكُمْ بَعْدِي أُثْرَةٌ ".
Abdullah b. Muhammed bize söyledi, [dedi ki]: Süfyan bize söyledi; [o] Yahya b. Said'den, [o] Enes b. Mâlik radıyallahu anh ile Velîd'e giderken işittiğine göre (Enes) şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Bahreyn'i (arazilerini) onlara tahsis etmek üzere Ensar'ı çağırdı. Onlar: "Hayır! Muhacir kardeşlerimize de onun bir benzerini tahsis etmedikçe (olmaz, kabul etmeyiz)" dediler. (Nebi): "Eğer (bunu kabul etmiyorsanız); bana kavuşuncaya kadar sabredin. Çünkü benden sonra bir kayırma (usre) ile karşılaşacaksınız" buyurdu.