3834. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ بَيَانٍ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ دَخَلَ أَبُو بَكْرٍ عَلَى امْرَأَةٍ مِنْ أَحْمَسَ يُقَالُ لَهَا زَيْنَبُ، فَرَآهَا لاَ تَكَلَّمُ، فَقَالَ مَا لَهَا لاَ تَكَلَّمُ قَالُوا حَجَّتْ مُصْمِتَةً. قَالَ لَهَا تَكَلَّمِي، فَإِنَّ هَذَا لاَ يَحِلُّ، هَذَا مِنْ عَمَلِ الْجَاهِلِيَّةِ. فَتَكَلَّمَتْ، فَقَالَتْ مَنْ أَنْتَ قَالَ امْرُؤٌ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ. قَالَتْ أَىُّ الْمُهَاجِرِينَ قَالَ مِنْ قُرَيْشٍ. قَالَتْ مِنْ أَىِّ قُرَيْشٍ أَنْتَ قَالَ إِنَّكِ لَسَئُولٌ أَنَا أَبُو بَكْرٍ. قَالَتْ مَا بَقَاؤُنَا عَلَى هَذَا الأَمْرِ الصَّالِحِ الَّذِي جَاءَ اللَّهُ بِهِ بَعْدَ الْجَاهِلِيَّةِ قَالَ بَقَاؤُكُمْ عَلَيْهِ مَا اسْتَقَامَتْ بِكُمْ أَئِمَّتُكُمْ. قَالَتْ وَمَا الأَئِمَّةُ قَالَ أَمَا كَانَ لِقَوْمِكِ رُءُوسٌ وَأَشْرَافٌ يَأْمُرُونَهُمْ فَيُطِيعُونَهُمْ قَالَتْ بَلَى. قَالَ فَهُمْ أُولَئِكَ عَلَى النَّاسِ.
Ebu'n-Nu'mân bize söyledi, [dedi ki]: Ebu Avâne bize söyledi; [o] Beyân Ebû Bişr'den, [o] Kays b. Ebî Hâzim'den, (şöyle) dedi: "Ebû Bekir, Ahmes'ten Zeyneb denilen bir kadının yanına girdi. Onun hiç konuşmadığını gördü. 'Buna ne oluyor da konuşmuyor?' dedi. (Oradakiler): 'Susarak haccetti' dediler. (Ebû Bekir) ona: 'Konuş! Çünkü bu helal değildir. Bu Cahiliye amelidir' dedi. Bunun üzerine kadın konuştu ve: 'Sen kimsin?' dedi. (Ebû Bekir): 'Muhacirler'den biriyim' dedi. (Kadın): 'Hangi Muhacirler'den?' dedi. (Ebû Bekir): 'Kureyş'ten' dedi. (Kadın): 'Kureyş'in neresindensin?' dedi. (Ebû Bekir): 'Sen çok soru soruyorsun! Ben Ebû Bekir'im' dedi. (Kadın): 'Allah'ın Cahiliye'den sonra getirdiği bu salih emir üzerinde bekamız ne kadar (sürecek)?' dedi. (Ebû Bekir): 'İmamlarınız sizin hakkınızda istikamet üzere oldukları sürece, onda kalmaya devam edersiniz' dedi. (Kadın): 'İmamlar nedir?' dedi. (Ebû Bekir): 'Kavminin, kendilerine emrettiklerinde itaat ettikleri reisleri ve eşrafı yok muydu?' dedi. (Kadın): 'Evet' dedi. (Ebû Bekir): 'İşte onlar, o kimselerdir' dedi."