3914. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ شَقِيقَ بْنَ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا خَبَّابٌ، قَالَ هَاجَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبْتَغِي وَجْهَ اللَّهِ، وَوَجَبَ أَجْرُنَا عَلَى اللَّهِ، فَمِنَّا مَنْ مَضَى لَمْ يَأْكُلْ مِنْ أَجْرِهِ شَيْئًا، مِنْهُمْ مُصْعَبُ بْنُ عُمَيْرٍ، قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ فَلَمْ نَجِدْ شَيْئًا نُكَفِّنُهُ فِيهِ، إِلاَّ نَمِرَةً كُنَّا إِذَا غَطَّيْنَا بِهَا رَأْسَهُ خَرَجَتْ رِجْلاَهُ، فَإِذَا غَطَّيْنَا رِجْلَيْهِ خَرَجَ رَأْسُهُ، فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نُغْطِيَ رَأْسَهُ بِهَا، وَنَجْعَلَ عَلَى رِجْلَيْهِ مِنْ إِذْخِرٍ، وَمِنَّا مَنْ أَيْنَعَتْ لَهُ ثَمَرَتُهُ فَهْوَ يَهْدِبُهَا.
Müsedded bize söyledi, [dedi ki]: Yahya bize söyledi; [o] el-A'meş'ten (nakletti), (el-A'meş) şöyle dedi: Şakîk b. Seleme'yi şöyle derken işittim: Habbâb bize söyledi, [dedi ki]: "Biz sadece Allah'ın rızasını dileyerek Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber hicret ettik, artık ecriniz (mükafatımız) Allah'ın üzerine vacip olmuştur (garanti altına alınmıştır). Bizden [ecrinden] hiçbir şey yemeden (dünyalık bir karşılık görmeden) göçüp gidenler oldu; Mus'ab b. Umeyr onlardandır. O, Uhud günü öldürüldüğünde onu kefenleyecek [çizgili] bir kumaştan (nemire) başka bir şey bulamadık. Onunla başını örttüğümüzde ayakları açığa çıkıyor, ayaklarını örttüğümüzde ise başı açığa çıkıyordu. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize onun başını o kumaşla örtmemizi, ayaklarının üzerine de biraz İzhir (mekke ayrığı) koymamızı emretti. Bizden kiminin de meyvesi olgunlaştı da o şimdi onu topluyor."