4157. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ مَرْوَانَ، وَالْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، قَالاَ خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ فِي بِضْعَ عَشْرَةَ مِائَةً مِنْ أَصْحَابِهِ، فَلَمَّا كَانَ بِذِي الْحُلَيْفَةِ قَلَّدَ الْهَدْىَ وَأَشْعَرَ وَأَحْرَمَ مِنْهَا. لاَ أُحْصِي كَمْ سَمِعْتُهُ مِنْ سُفْيَانَ حَتَّى سَمِعْتُهُ يَقُولُ لاَ أَحْفَظُ مِنَ الزُّهْرِيِّ الإِشْعَارَ وَالتَّقْلِيدَ، فَلاَ أَدْرِي ـ يَعْنِي ـ مَوْضِعَ الإِشْعَارِ وَالتَّقْلِيدِ، أَوِ الْحَدِيثَ كُلَّهُ.
Ali b. Abdillâh bize anlattı, [dedi ki]: Süfyân bize ez-Zührî’den, o Urve’den, o da Mervân ve Misver b. Mahrame’den haber verdi. [Mervân ve Misver] dediler ki: "Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem Hudeybiye senesinde ashabından bin küsur (on küsur yüz) kişi ile yola çıktı. Zülhuleyfe’ye geldiği zaman kurbanlıkları gerdanladı (taklid), nişanladı (iş'âr) ve oradan ihrama girdi." [Ravi Ali b. Abdillâh dedi ki]: Ben bunu Süfyân’dan kaç kez işittiğimi sayamam. Nihayet onun şöyle dediğini işittim: "Zührî’den iş'âr ve taklid konusunu (ezberleyip) muhafaza etmedim." Bu yüzden [Ali dedi ki]: Bilmiyorum; iş'âr ve taklidin yerini mi [kastetti], yoksa hadisin tamamını mı?