4198. Hadis
أَخْبَرَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ صَبَّحْنَا خَيْبَرَ بُكْرَةً، فَخَرَجَ أَهْلُهَا بِالْمَسَاحِي، فَلَمَّا بَصُرُوا بِالنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالُوا مُحَمَّدٌ وَاللَّهِ، مُحَمَّدٌ وَالْخَمِيسُ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُ أَكْبَرُ خَرِبَتْ خَيْبَرُ، إِنَّا إِذَا نَزَلْنَا بِسَاحَةِ قَوْمٍ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ ". فَأَصَبْنَا مِنْ لُحُومِ الْحُمُرِ فَنَادَى مُنَادِي النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَنْهَيَانِكُمْ عَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ، فَإِنَّهَا رِجْسٌ.
Sadaka b. el-Fadl bize haber verdi, [dedi ki]: İbn Uyeyne bize haber verdi, [dedi ki]: Eyyûb bize Muhammed b. Sîrîn’den, o Enes b. Mâlik radıyallahu anh’tan anlattı. [Enes] şöyle dedi: "Sabah erkenden Hayber’e (ulaşıp) sabahladık. Ahalisi kazma (küreklerle) dışarı çıktı. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’i gördükleri vakit: 'Muhammed, vallahi! Muhammed ve ordu (geldi)!' dediler. Bunun üzerine Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Allâhü ekber! Hayber harap oldu (yıkılsın)! Şüphesiz biz bir kavmin sahasına (yurduna/alanına) indiğimiz zaman, o uyarılanların sabahı ne kötü olur!' buyurdu." (Enes devamla): "(Ehil) eşeklerin etinden elde etmiştik (pişirmiştik). Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'in münadisi (çağırıcısı) şöyle seslendi: 'Muhakkak ki Allah ve Resûlü sizi (ehil) eşeklerin etlerinden nehyediyor (yasaklıyor). Çünkü o pistir (ricstir/murdardır).'"