4260. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ ابْنِ أَبِي هِلاَلٍ، قَالَ وَأَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، وَقَفَ عَلَى جَعْفَرٍ يَوْمَئِذٍ وَهْوَ قَتِيلٌ، فَعَدَدْتُ بِهِ خَمْسِينَ بَيْنَ طَعْنَةٍ وَضَرْبَةٍ، لَيْسَ مِنْهَا شَىْءٌ فِي دُبُرِهِ. يَعْنِي فِي ظَهْرِهِ.
Bize Ahmed anlattı, bize İbn Vehb anlattı, o Amr’dan, o İbn Ebî Hilâl’den [nakletti]. (İbn Ebî Hilâl) dedi ki: Bana Nâfi’ haber verdi, İbn Ömer ona haber vermiş. (İbn Ömer), o gün öldürülmüş olan Cafer’in başında durdu(ğunu şöyle anlattı): "Onda mızrak ve kılıç yarası olarak elli (yara) saydım. Onlardan hiçbiri arkasında (sırtında) değildi."