Gazveler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4322. Hadis

وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ كَثِيرِ بْنِ أَفْلَحَ، عَنْ أَبِي مُحَمَّدٍ، مَوْلَى أَبِي قَتَادَةَ أَنَّ أَبَا قَتَادَةَ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ حُنَيْنٍ نَظَرْتُ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ يُقَاتِلُ رَجُلاً مِنَ الْمُشْرِكِينَ، وَآخَرُ مِنَ الْمُشْرِكِينَ يَخْتِلُهُ مِنْ وَرَائِهِ لِيَقْتُلَهُ، فَأَسْرَعْتُ إِلَى الَّذِي يَخْتِلُهُ فَرَفَعَ يَدَهُ لِيَضْرِبَنِي، وَأَضْرِبُ يَدَهُ، فَقَطَعْتُهَا، ثُمَّ أَخَذَنِي، فَضَمَّنِي ضَمًّا شَدِيدًا حَتَّى تَخَوَّفْتُ، ثُمَّ تَرَكَ فَتَحَلَّلَ، وَدَفَعْتُهُ ثُمَّ قَتَلْتُهُ، وَانْهَزَمَ الْمُسْلِمُونَ، وَانْهَزَمْتُ مَعَهُمْ، فَإِذَا بِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فِي النَّاسِ، فَقُلْتُ لَهُ مَا شَأْنُ النَّاسِ قَالَ أَمْرُ اللَّهِ، ثُمَّ تَرَاجَعَ النَّاسُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَقَامَ بَيِّنَةً عَلَى قَتِيلٍ قَتَلَهُ فَلَهُ سَلَبُهُ ‏"‏‏.‏ فَقُمْتُ لأَلْتَمِسَ بَيِّنَةً عَلَى قَتِيلِي، فَلَمْ أَرَ أَحَدًا يَشْهَدُ لِي فَجَلَسْتُ، ثُمَّ بَدَا لِي، فَذَكَرْتُ أَمْرَهُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ جُلَسَائِهِ سِلاَحُ هَذَا الْقَتِيلِ الَّذِي يَذْكُرُ عِنْدِي فَأَرْضِهِ مِنْهُ‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ كَلاَّ لاَ يُعْطِهِ أُصَيْبِغَ مِنْ قُرَيْشٍ، وَيَدَعَ أَسَدًا مِنْ أُسْدِ اللَّهِ يُقَاتِلُ عَنِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَدَّاهُ إِلَىَّ، فَاشْتَرَيْتُ مِنْهُ خِرَافًا فَكَانَ أَوَّلَ مَالٍ تَأَثَّلْتُهُ فِي الإِسْلاَمِ‏.‏

Leys dedi ki: Bana Yahyâ b. Saîd anlattı, o Ömer b. Kesîr b. Efleh’ten, o Ebû Katâde’nin azatlısı Ebû Muhammed’den (nakletti) ki, Ebû Katâde şöyle dedi: "Huneyn günü olduğunda Müslümanlardan bir adamın, müşriklerden bir adamla savaştığını gördüm. Müşriklerden başka biri de onu öldürmek için arkasından sinsice yaklaşıyordu. Hemen o sinsice yaklaşana doğru koştum. Bana vurmak için elini kaldırdı, ben (davranıp) eline vurdum ve onu kopardım. Sonra beni yakaladı ve şiddetle sıktı; hatta korktum. Sonra (gücü tükenip) bıraktı ve çözüldü. Onu ittim, sonra öldürdüm. (O sırada) Müslümanlar bozguna uğradı, ben de onlarla birlikte bozulup (geri çekildim). İnsanların arasında Ömer b. Hattâb’ı gördüm ve ona: 'İnsanların hali ne?' dedim. 'Allah’ın emri,' dedi. Sonra insanlar Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem yanına döndüler (toparlandılar). Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Kim öldürdüğü bir kişi hakkında delil getirirse, onun eşyaları (seleb) onundur,' buyurdu. Ben de öldürdüğüm kişiye dair delil aramak için kalktım ama benim için şahitlik edecek birini göremedim ve oturdum. Sonra aklıma geldi (tekrar kalktım) ve durumu Resûlullah’a sallallâhu aleyhi ve sellem anlattım. Meclisinde oturanlardan biri: 'Onun bahsettiği şu ölü(nün) silahı benim yanımdadır; onu benden razı et (bana bağışlamasını sağla),' dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir: 'Asla! (Resûlullah) Kureyş’ten bir sırtlan yavrusuna (ganimeti) verip de, Allah ve Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem uğrunda savaşan Allah’ın aslanlarından bir aslanı (mahrum) bırakmaz,' dedi. (Ebû Katâde) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı ve onu (eşyaları) bana verdi. Ben de ondan (elde ettiğim parayla) bir bostan satın aldım. İşte İslâm’da edindiğim ilk mal (mülk) budur."