Gazveler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4356. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنَا قَيْسٌ، قَالَ قَالَ لِي جَرِيرٌ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَلاَ تُرِيحُنِي مِنْ ذِي الْخَلَصَةِ ‏"‏‏.‏ وَكَانَ بَيْتًا فِي خَثْعَمَ يُسَمَّى الْكَعْبَةَ الْيَمَانِيَةَ، فَانْطَلَقْتُ فِي خَمْسِينَ وَمِائَةِ فَارِسٍ مِنْ أَحْمَسَ، وَكَانُوا أَصْحَابَ خَيْلٍ، وَكُنْتُ لاَ أَثْبُتُ عَلَى الْخَيْلِ، فَضَرَبَ فِي صَدْرِي حَتَّى رَأَيْتُ أَثَرَ أَصَابِعِهِ فِي صَدْرِي، وَقَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ ثَبِّتْهُ، وَاجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا ‏"‏‏.‏ فَانْطَلَقَ إِلَيْهَا فَكَسَرَهَا وَحَرَّقَهَا، ثُمَّ بَعَثَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ جَرِيرٍ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ، مَا جِئْتُكَ حَتَّى تَرَكْتُهَا كَأَنَّهَا جَمَلٌ أَجْرَبُ‏.‏ قَالَ فَبَارَكَ فِي خَيْلِ أَحْمَسَ وَرِجَالِهَا خَمْسَ مَرَّاتٍ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ anlattı, bize Yahyâ anlattı, bize İsmâîl anlattı, bize Kays anlattı. Dedi ki: Cerîr radıyallahu anh bana şöyle dedi: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem bana: "Beni Zü’l-Halasa’dan kurtarmayacak mısın?" buyurdu. Bu, Has’am (kabiliyesin)de bulunan ve "Kâbe-i Yemâniye" (Yemen Kâbesi) denilen bir ev (puthane) idi. Bunun üzerine Ahmes kabilesinden yüz elli süvari ile yola çıktım. Onlar çok iyi ata binen kimselerdi. Ben ise atın üzerinde duramıyordum. (Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem) göğsüme (eliyle) vurdu. Hatta parmaklarının izini göğsümde gördüm. Şöyle buyurdu: "Allahım! Onu (atın üzerinde) sâbit kıl ve hidayete erdiren (hâdî), hidayete ermiş (mehdî) eyle!" Derken (Cerîr) oraya gitti, onu kırdı ve yaktı. Sonra Resûlullah’a sallallâhu aleyhi ve sellem haberci gönderdi. Cerîr’in elçisi (gelince): "Seni hak ile gönderen Allah’a yemin olsun ki, onu uyuz bir deve gibi (kapkara/yanmış) bir halde bırakıp öyle geldim," dedi. (Cerîr) dedi ki: "Bunun üzerine (Resûlullah) Ahmes’in atlarına ve adamlarına beş defa bereket duası etti."