4380. Hadis
حَدَّثَنِي عَبَّاسُ بْنُ الْحُسَيْنِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ جَاءَ الْعَاقِبُ وَالسَّيِّدُ صَاحِبَا نَجْرَانَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُرِيدَانِ أَنْ يُلاَعِنَاهُ، قَالَ فَقَالَ أَحَدُهُمَا لِصَاحِبِهِ لاَ تَفْعَلْ، فَوَاللَّهِ لَئِنْ كَانَ نَبِيًّا فَلاَعَنَّا، لاَ نُفْلِحُ نَحْنُ وَلاَ عَقِبُنَا مِنْ بَعْدِنَا. قَالاَ إِنَّا نُعْطِيكَ مَا سَأَلْتَنَا، وَابْعَثْ مَعَنَا رَجُلاً أَمِينًا، وَلاَ تَبْعَثْ مَعَنَا إِلاَّ أَمِينًا. فَقَالَ " لأَبْعَثَنَّ مَعَكُمْ رَجُلاً أَمِينًا حَقَّ أَمِينٍ ". فَاسْتَشْرَفَ لَهُ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " قُمْ يَا أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ ". فَلَمَّا قَامَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَذَا أَمِينُ هَذِهِ الأُمَّةِ ".
Bana Abbas b. Hüseyin anlattı, bize Yahyâ b. Âdem anlattı, o İsrâil’den, o Ebû İshâk’tan, o Sıla b. Züfer’den, o Huzeyfe’den [nakletti]. Dedi ki: Necran (Hıristiyan)larının liderleri olan el-Âkıb ve es-Seyyid, Resûlullah’a sallallâhu aleyhi ve sellem geldiler; onunla lânetleşmek (mübâhele yapmak) istiyorlardı. İçlerinden biri arkadaşına: "Yapma! Vallahi eğer o bir peygamberse ve biz onunla lânetleşirsek, ne biz iflah oluruz ne de bizden sonra soyumuz iflah olur," dedi. (Sonra Resûlullah’a): "Bizden istediğin şeyi (cizyeyi) sana vereceğiz. Bizimle birlikte güvenilir bir adam gönder; ama sadece emin (güvenilir) birini gönder," dediler. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Sizinle birlikte, gerçekten güvenilir olan, hakkıyla emin bir adam göndereceğim!" buyurdu. Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem ashabı (bu övgüye mazhar olmak için) boyunlarını uzatıp baktılar. Resûlullah: "Kalk ey Ebû Ubeyde b. Cerrah!" buyurdu. O kalkınca Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "İşte bu ümmetin emini budur," buyurdu.