4530. Hadis
حَدَّثَنِي أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، قَالَ ابْنُ الزُّبَيْرِ قُلْتُ لِعُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ {وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا} قَالَ قَدْ نَسَخَتْهَا الآيَةُ الأُخْرَى فَلِمَ تَكْتُبُهَا أَوْ تَدَعُهَا قَالَ يَا ابْنَ أَخِي، لاَ أُغَيِّرُ شَيْئًا مِنْهُ مِنْ مَكَانِهِ.
Bana Ümeyye b. Bistâm tahdis etti, bize Yezîd b. Zurey' tahdis etti, o Habîb'den, o da İbn Ebû Müleyke'den [naklen] şöyle dedi: İbnü'z-Zübeyr şöyle dedi: Osman b. Affân'a: “{وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا} ‘İçinizden ölenlerin geride bıraktığı eşleri...’ (el-Bakara, 240) [ayeti hakkında]; onu diğer ayet neshetmişken (hükmünü kaldırmışken) neden hala [Mushaf'a] yazıyor veya [orada] bırakıyorsun?” dedim. [Osman b. Affân]: “Ey kardeşimin oğlu! [Mushaf'taki] hiçbir şeyi yerinden değiştiremem” dedi.