Tefsir Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4560. Hadis

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَأَبِي، سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَدْعُوَ عَلَى أَحَدٍ أَوْ يَدْعُوَ لأَحَدٍ قَنَتَ بَعْدَ الرُّكُوعِ، فَرُبَّمَا قَالَ إِذَا قَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ، اللَّهُمَّ أَنْجِ الْوَلِيدَ بْنَ الْوَلِيدِ، وَسَلَمَةَ بْنَ هِشَامٍ، وَعَيَّاشَ بْنَ أَبِي رَبِيعَةَ، اللَّهُمَّ اشْدُدْ وَطْأَتَكَ عَلَى مُضَرَ وَاجْعَلْهَا سِنِينَ كَسِنِي يُوسُفَ ‏"‏‏.‏ يَجْهَرُ بِذَلِكَ وَكَانَ يَقُولُ فِي بَعْضِ صَلاَتِهِ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ ‏"‏ اللَّهُمَّ الْعَنْ فُلاَنًا وَفُلاَنًا ‏"‏‏.‏ لأَحْيَاءٍ مِنَ الْعَرَبِ، حَتَّى أَنْزَلَ اللَّهُ ‏{‏لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَىْءٌ‏}‏ الآيَةَ‏.‏

Mûsâ b. İsmâil bize tahdis etti, İbrahim b. Sa'd bize tahdis etti, İbn Şihâb bize tahdis etti; Saîd b. el-Müseyyeb ile Ebû Seleme b. Abdurrahman'dan; [onlar da] Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir kimsenin aleyhine yahut lehine dua etmek istediğinde rükûdan sonra kunut yapardı. Çoğu kere "Semi'allâhu limen hamideh, Allâhümme Rabbenâ leke'l-hamd" dedikten sonra: "Allâhümme enci'l-Velîde bne'l-Velîd, ve Selemete bne Hişâm, ve Ayyâşe bne Ebî Rebîah. Allâhümmeşdüd vat'eteke alâ Mudar vec'alhâ sinîne kesinî Yûsuf (Allah'ım! Velîd b. el-Velîd'i, Seleme b. Hişâm'ı ve Ayyâş b. Ebî Rebîa'yı kurtar. Allah'ım! Mudar kabilesi üzerine baskını (azabını) şiddetlendir ve onların üzerindeki bu baskıyı Yûsuf'un [kıtlık] yılları gibi yıllar kıl)" buyurur ve bunu sesli söylerdi. Sabah namazındaki bazı namazlarında ise bazı Arap kabileleri için: "Allah'ım! Filana ve filana lanet et!" derdi. Nihayet Allah Teâlâ: {لَيْسَ لَكَ مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ} “Bu konuda senin yapabileceğin bir şey yoktur...” (Âl-i İmrân, 128) âyetini indirdi.