Tefsir Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4602. Hadis

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ، عَنِ الأَسْوَدِ، قَالَ كُنَّا فِي حَلْقَةِ عَبْدِ اللَّهِ فَجَاءَ حُذَيْفَةُ حَتَّى قَامَ عَلَيْنَا، فَسَلَّمَ ثُمَّ قَالَ لَقَدْ أُنْزِلَ النِّفَاقُ عَلَى قَوْمٍ خَيْرٍ مِنْكُمْ‏.‏ قَالَ الأَسْوَدُ سُبْحَانَ اللَّهِ، إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ ‏{‏إِنَّ الْمُنَافِقِينَ فِي الدَّرَكِ الأَسْفَلِ مِنَ النَّارِ‏}‏ فَتَبَسَّمَ عَبْدُ اللَّهِ، وَجَلَسَ حُذَيْفَةُ فِي نَاحِيَةِ الْمَسْجِدِ، فَقَامَ عَبْدُ اللَّهِ فَتَفَرَّقَ أَصْحَابُهُ، فَرَمَانِي بِالْحَصَا، فَأَتَيْتُهُ فَقَالَ حُذَيْفَةُ عَجِبْتُ مِنْ ضَحِكِهِ، وَقَدْ عَرَفَ مَا قُلْتُ، لَقَدْ أُنْزِلَ النِّفَاقُ عَلَى قَوْمٍ كَانُوا خَيْرًا مِنْكُمْ، ثُمَّ تَابُوا فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ‏.‏

Bize Ömer bin Hafs tahdis etti, bize babam tahdis etti, bize A'meş tahdis etti, dedi ki: Bana İbrahim tahdis etti, o Esved'den [naklen] dedi ki: Biz Abdullah [bin Mesud]'un halkasında idik. Huzeyfe geldi ve başımıza dikildi. Selam verdikten sonra şöyle dedi: “Nifak, sizden daha hayırlı bir kavim üzerine indi.” Esved dedi ki: “Sübhanallah! Allah şöyle buyuruyor: ‘Şüphesiz münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar’ (en-Nisâ, 145).” [Bu söz üzerine] Abdullah gülümsedi. Huzeyfe mescidin bir köşesine oturdu. Abdullah [yerinden] kalkınca arkadaşları dağıldı. [Huzeyfe] bana çakıl taşı attı (beni çağırdı). Yanına gittiğimde Huzeyfe [şöyle] dedi: “Onun gülmesine şaştım. Oysa benim ne dediğimi anladı. Nifak, sizden daha hayırlı olan bir kavim üzerine indi, sonra onlar tövbe ettiler, Allah da tövbelerini kabul etti.”