4608. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ سَقَطَتْ قِلاَدَةٌ لِي بِالْبَيْدَاءِ وَنَحْنُ دَاخِلُونَ الْمَدِينَةَ، فَأَنَاخَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَنَزَلَ، فَثَنَى رَأْسَهُ فِي حَجْرِي رَاقِدًا، أَقْبَلَ أَبُو بَكْرٍ فَلَكَزَنِي لَكْزَةً شَدِيدَةً وَقَالَ حَبَسْتِ النَّاسَ فِي قِلاَدَةٍ. فَبِي الْمَوْتُ لِمَكَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ أَوْجَعَنِي، ثُمَّ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اسْتَيْقَظَ وَحَضَرَتِ الصُّبْحُ فَالْتُمِسَ الْمَاءُ فَلَمْ يُوجَدْ فَنَزَلَتْ {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاَةِ} الآيَةَ. فَقَالَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ لَقَدْ بَارَكَ اللَّهُ لِلنَّاسِ فِيكُمْ يَا آلَ أَبِي بَكْرٍ، مَا أَنْتُمْ إِلاَّ بَرَكَةٌ لَهُمْ.
Bize Yahya bin Süleyman tahdis etti, dedi ki: Bana İbn Vehb tahdis etti, dedi ki: Bana Amr haber verdi ki, Abdurrahman bin el-Kâsım ona babasından, o da Âişe radıyallahu anhâ'dan [naklen] şöyle tahdis etmiş: Biz Medine'ye girerken Beydâ'da gerdanlığım düştü. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem devesini çökertip indi ve başını kucağıma koyarak uyudu. Ebu Bekir geldi ve bana şiddetli bir yumruk vurdu, sonra: “İnsanları bir gerdanlık yüzünden alıkoydun!” dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in [kucağımdaki] yeri sebebiyle [hareket edemiyordum, sanki] ölüyordum; [vurduğu yer] canımı çok acıtmıştı. Sonra Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem uyandı. Sabah olmuştu, su arandı ancak bulunamadı. Bunun üzerine “Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman...” (el-Mâide, 6) ayeti indi. Üseyd bin Hudayr: “Ey Ebu Bekir ailesi! Allah insanlara sizin vesilenizle ne bereketler ihsan etti; siz onlar için ancak bir bereketsiniz” dedi.