4623. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ الْبَحِيرَةُ الَّتِي يُمْنَعُ دَرُّهَا لِلطَّوَاغِيتِ فَلاَ يَحْلُبُهَا أَحَدٌ مِنَ النَّاسِ. وَالسَّائِبَةُ كَانُوا يُسَيِّبُونَهَا لآلِهَتِهِمْ لاَ يُحْمَلُ عَلَيْهَا شَىْءٌ. قَالَ وَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رَأَيْتُ عَمْرَو بْنَ عَامِرٍ الْخُزَاعِيَّ يَجُرُّ قُصْبَهُ فِي النَّارِ، كَانَ أَوَّلَ مَنْ سَيَّبَ السَّوَائِبَ ". وَالْوَصِيلَةُ النَّاقَةُ الْبِكْرُ تُبَكِّرُ فِي أَوَّلِ نِتَاجِ الإِبِلِ، ثُمَّ تُثَنِّي بَعْدُ بِأُنْثَى. وَكَانُوا يُسَيِّبُونَهُمْ لِطَوَاغِيتِهِمْ إِنْ وَصَلَتْ إِحْدَاهُمَا بِالأُخْرَى لَيْسَ بَيْنَهُمَا ذَكَرٌ. وَالْحَامِ فَحْلُ الإِبِلِ يَضْرِبُ الضِّرَابَ الْمَعْدُودَ، فَإِذَا قَضَى ضِرَابَهُ وَدَعُوهُ لِلطَّوَاغِيتِ وَأَعْفَوْهُ مِنَ الْحَمْلِ فَلَمْ يُحْمَلْ عَلَيْهِ شَىْءٌ وَسَمَّوْهُ الْحَامِيَ. وَقَالَ لي أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، سَمِعْتُ سَعِيدًا، قَالَ يُخْبِرُهُ بِهَذَا قَالَ وَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ. وَرَوَاهُ ابْنُ الْهَادِ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ سَعِيدٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم.
Bize Musa bin İsmail tahdis etti, bize İbrahim bin Sa'd tahdis etti, o Salih bin Keysân'dan, o İbn Şihâb'dan, o Saîd bin el-Müseyyeb'den [naklen] dedi ki: Bahîra: Sütü putlar için alıkonulan (kimseye verilmeyen) ve insanlardan hiç kimsenin sağmadığı devedir. Sâibe: İlahları için başıboş bıraktıkları ve üzerine hiçbir yük yüklenmeyen devedir. [Saîd bin el-Müseyyeb] dedi ki: Ebu Hureyre [şöyle] dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Amr bin Âmir el-Huzâî'yi (cehennem) ateşinde bağırsaklarını sürüklerken gördüm. O, sâibeyi (putlar adına) ilk başıboş bırakan kimsedir.” Vasîle: İlk doğumunda dişi doğuran, sonra (ikinci doğumunda da) dişi ile devam eden dişi devedir. Aralarında erkek olmaksızın birbirine (iki dişiye) bitişirse (vasalet), onu tağutları (putları) için salıverirlerdi. Hâm: Belirli sayıda (dişiyi) dölleyen erkek devedir. Dölleme sayısını tamamladığında onu tağutları için serbest bırakırlar, onu yükten muaf tutarlar ve üzerine hiçbir şey yüklemezlerdi ve ona ‘Hâmî’ adını verirlerdi. Ebu'l-Yemân bana dedi ki: Bize Şuayb haber verdi, o Zührî'den, dedi ki: Saîd'i işittim, bunu haber veriyordu ve dedi ki: Ebu Hureyre, “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i bunun bir benzerini (söylerken) işittim” dedi. Bunu İbnü'l-Hâd; İbn Şihâb'dan, o Saîd'den, o da Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan [naklen] “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i [şöyle derken] işittim...” şeklinde rivayet etmiştir.