4622. Hadis
حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ سَهْلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الْجُوَيْرِيَةِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ قَوْمٌ يَسْأَلُونَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتِهْزَاءً، فَيَقُولُ الرَّجُلُ مَنْ أَبِي وَيَقُولُ الرَّجُلُ تَضِلُّ نَاقَتُهُ أَيْنَ نَاقَتِي فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِيهِمْ هَذِهِ الآيَةَ {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَسْأَلُوا عَنْ أَشْيَاءَ إِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ} حَتَّى فَرَغَ مِنَ الآيَةِ كُلِّهَا.
Bize Fadl bin Sehl tahdis etti, bize Ebu'n-Nadr tahdis etti, bize Ebu Hayseme tahdis etti, bize Ebu'l-Cuveyriye tahdis etti, o İbn Abbas radıyallahu anhümâ'dan [naklen] dedi ki: Bir topluluk Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e alay yollu sorular sorarlardı. [Örneğin] bir adam: “Babam kimdir?” diye sorar; [diğeri] devesi kaybolur, “Devem nerededir?” derdi. Bunun üzerine Allah, ayetin tamamını bitirinceye kadar: “Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeyleri sormayın...” (el-Mâide, 101) ayetini indirdi.